'Şiir'

Seven Benim…

Sevabı senindir, uzat elini,
Günahını dünden üslenen benim.
Yüreğinle dinle titrek sesimi,
Yalansız riyasız seslenen benim.

Gönüldür hududu çizilmez umman,
Bu ummanda senmişsin aşkıma liman,
Hasretin çığ gibi düştüğü zaman.
Sımsıcak sevgine yaslanan benim.

Gel gayrı yoluna gül döktüğüm yar,
Gözlerim hep seni hep seni arar,
Bu tükenmiş halim senden yadigâr,
Ağlayıp yanağı ıslanan benim

SENİ SAKLAYACAĞIM

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, çizdiklerimde
Şarkılarımda, sözlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler görmeyecek seni,
Yaşayacaksın gözlerimde.

Sen göreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen günler geçenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yaşam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yaşayacağım, anlatılmaz,
Yaşayacağım gözlerimde;
Gözlerimde saklayacağım.

Bir gün, tam anlatmaya…
Bakacaksın,
Gözlerimi kapayacağım…
Anlayacaksın.

ARTIK BİLİYORUM

Aşk diye kim sorsa bana bugünlerde,
Verdiğim cevap hep aynı,
Aşk benim için,
Sabretmek, hayalinde yaşatarak ateşini,
Vazgeçmemek, ateşini katarak hayaline,
Aşk,,, Aşk işte senin diğer adın belki de,
Aşk, 18 yaşında belki oyuncak sandığım,
Ama ayaklarımın bugün bu saniye yere bastığını hissedince,
Yaşamak lazım dedirten içime, tatmalı dedirten kalplere,
Başkası olmamalı dedirten kalbe…
Aşk sen gibi işte, bilmesem de kokunu o sen kokmalı,
O sen tatmalı, sen bakmalı içimi yakarcasına, sen olmalı,
Senin gibi yürümeli, seni gibi koşmalı hayallerimde bana…
Bazıları aşk için acı derler ya,
Diyenlere inat, acım yüreğimin en ücra yerlerinde sessizce ağlamakta,
Çırpınırken yokluğunda, kimse duymasın diye haykırışlarını,
O dünyaya inat içinde severken seni senden fazla,
Yokluğunda erirken bedeni günden güne,
Hani bir arasa, bir duysam sesini diye yalvarırken Allah’a sensiz sessizlikte,
Aşk bu işte seni sensiz yaşamak belki de, seni sensiz istemek her solukta…
Aşkın adı sen,
Ve hasret,
Ve yokluk,
Ve sabır,
Ve milyonlarca adımda bir küçük yakarış,
Ve sen işte o güzellik…
Karlar erirken, güneş her yerime senin sıcaklığınla doğarken her gün, her saniye,
Mevsimlerin çiçeklerin en güzeliyle açıldığı, kokusuyla kıskandırdığı yalancı baharları,
Bir masalda bir güzel sevda gülüyken heyecanla arzulanan..
Sanma şehrine yağan her yağmur, yağmurdur,
Her damla benimdir, akan gözyaşıdır, sana adanan iki kelimedir,
İçinde senin adın geçer her damlanın, yüreğimden süzülen sevgidendir her bir damla,
Ben ulaşmasam da onlar ulaşır sana,
Ben gelmesem de, her rüzgar uğultusunda dinlersin,
Sessizce fısıldar sana, seni ne kadar sevdiğimi,
Seni beklediğimi, özlediğimi,
Yağmur da olur, rüzgar da fırtına da benden sevdiğime ulaşan,
Dinle onları birtanem, dinle fırtınada gizlenen sevdayı,
Her yağmur damlasına dokunduğunda, anla benim gözlerime dokunduğunu,
Buluştuğun her damlada ben de hissederim senin gözlerime dokunduğunu,
Ve ardından bir gözyaşı daha yollarım, bilesin sen içimdesin diye,
İçime saplanan en güzel sevda, en gerçek hayal, hayalden öte yaşanmamış en güzel masal,
Ve günler geçtikçe daha da büyüyen,
Yeryüzünde, asla kimsenin bulamayacağı en güzel çiçek olduğunu bilesin diye…

SABAHTI SOĞUKTU

Sabahtı soğuktu
Kahve rengi gözleri donuktu
Sanki bana bişey soracaktı
Hiç bakmadığı kadar
Bakışları yanıktı

Sabahtı soğuktu
Sanki yüreği bir çocuktu
Bana yüreğini açacaktı
Kimbilir belki de
Sevdasını anlatacaktı

Sabahtı soğuktu
Belli ki hikayesi kopuktu
Dokunsam ağlayacak
Dokunmasam fırlayacak
Sussam konuşacak gibiydi

Sabahtı soğuktu
Hırkasının altında sanki çocuktu
Söyleyecek çok şeyi olan
Ama söylemeye gücü olmayan
Güller bahçesinde soluktu

Sabahtı soğuktu sanki üşüyen bi çocuktu

Ne Çok Sevmişim

Günaha giriyoruz
Bir adım daha yaklaşıyoruz cehenneme
Farkında mısın bilmiyorum
Kirleniyoruz,
Aşk kirleniyor

Teker teker kayboluyor umutlar
Ölümsüz dediğimiz aşk kirletiyor bizi
Aldığımız her nefeste yavaş yavaş yok oluyoruz
Hatalar,öfkeler,inatlar ve ihanet sarıyor bedenimizi
Aşkımız tükeniyor
Sanki nefrete dönüşüyor

Tahammülümüz kalmadı birbirimize
Farklı cephelerde savaşan iki düşman gibiyiz
Oysa Aydın’da
Nazillide kuytu bir otel odasındaydı
En büyük aşk
Ve en büyük günah

Bir tufan, bir kasırga oldu sonra
Savurdu bizi bir bilinmeze
İşlediğimiz günahların tek sorumlusuyum
Kabul ediyorum
Cehennemde yanmayı hak ediyorum

Kapatıyorum gözlerimi ey sevgili
Hayalin geliyor aklıma
İki damla yaş süzülüyor solgun yanaklarıma
Karanlıklar sarıyor her yeri
Meğer gözlerin aydınlatırmış her yeri
Çok özlüyorum bir tanem
Meğer ne çok sevmişim seni

Kardelen

Boynunu bükme sen Kardelen,
Aldırma rüzgar deli essin
Bırak düşsün iki yaprağın yere,
Sen içini ferah tut,
O gelin başını yere eğme
Eksiltme o çelikten iradeni,
Onca kara kafa tutan
O incecik belini eğme

Sen haykırmadın mı dünyaya
Nasıl ayakta durulacağını,
Sen öğretmedin mi bize gururu,
Sen göstermedin mi bize azmi,
Varsın çalışsınlar seni ezmeye,
Sen başını dik tut,
Bir papatya gibi gülümse hep
Üstüne birikmiş kara,
Ağaçları deviren rüzgara inat,
Sen hep yüreğini beyaz tut Kardelen,
Boynunu bükme sen Kardelen

Sana Mecburum

Gözlerin ufkumda bir nur inan ki
En umutsuz karanlık gecelerde
Seninle kördüğüm gibiyim sanki
Çözülmek bilmeyen bilmecelerde

Seni sevip de unutmak mümkün mü?
Kalbime vurulan mühür gibisin
Ben deli divane hayat küskünü
Sen daha taptaze ömür gibisin

Sen bir leyla isen ben de mecnunum
Bir sana yangınım bir sana vurgunum
Sensiz yaşayamam anlıyor musun
Hava gibi su gibi sana mecburum

Sensin içli sevdam nazlı çiçeğim
Benim tatlı hülyam haklı gerçeğim
Bu can bu bedende var oldukça
Seni ölümüm gibi bekleyeceğim

Gidebilirsin

Madem ki içinde o ateş söndü
Bir daha yandirmadan gidebilirsin
Aklında kalmasın bu son bakışlar
Yüzüme bakmadan gidebilirsin
Yıllardır verdiğin kederi görme
Üstüme yıktığın zoru görme
Ömrümden aldığın günleri görme
Beni de görmeden gidebilirsin

Sen düşün yaranı kimler saracak
Sen düşün gönlünü kimler alacak
Bir an önce yok ol, oldu olacak
Bir veda etmeden gidebilirsin

Demek benim günahkar sen ise haklı
Ben zalim bir düşman sen ise vefalı
en güzeli alıp beni ise atmalı
Beni bağışlamadan gidebilirsin

Calışma kendini veda etmeye
Calisma gözünden yaşlar dökmeye
Mecbur da değilsin bir şey demeye
Hiç bir sey demeden gidebilirsin

Sevdiğin Kadar Sevilirsin

Yerin seni çektiği kadar ağırsın
Kanatların çırpındığı kadar hafif
Kalbinin attığı kadar canlısın
Gözlerinin uzağı gördüğü kadar genç

Sevdiklerin kadar iyisin
Nefret ettiklerin kadar kötü
Ne renk olursa olsun kaşın gözün
Karşındakinin gördüğüdür rengin

Yaşadıkların kar sanma…
Yaşadığın kadar yakınsın sonuna
Ne kadar yaşarsan yaşa
Sevdiğin kadar ömrün

Gülebildiğin kadar mutlusun
Üzülme bil ki ağladığın kadar güleceksin
Sakın bitti sanma herşeyi,
Sevdiğin kadar sevileceksin

Güneşin doğuşundadır doğanın sana verdiği değer
Ve karşındakine değer verdiğin kadar insansın.
Bir gün yalan söyleyeceksen eğer
Bırak karşındaki sana güvendigi kadar inansın

Ay ışığındadır sevgiliye duyulan hasret
Ve sevgiliye hasret kaldığın kadar ona yakınsın
Unutma yağmurun yağdığı kadar ıslaksın
Güneş’in seni ısıttığı kadar sıcak

Kendini yalnız hissettiğin kadar yalnızsın
Ve güçlü hissettiğin kadar güçlü
Kendini güzel hissettiğin kadar güzelsin
İşte budur hayat işte budur yaşamak

Bunu hatırladığın kadar yaşarsın
Bunu unuttuğunda aldığın nefes kadar üşürsün
Ve karşındakini unuttuğun kadar çabuk unutulursun

Çiçek sulandığı kadar güzeldir.
Kuşlar ötebildiği kadar sevimli
Bebek ağladığı kadar bebektir
Ve herşeyi öğrendiğin kadar bilirsin.

Bunu da öğren;
SEVDİĞİN KADAR SEVİLİRSİN!!!

Adınla Yaşıyorum

Hani sabah
kalktığında ki o bakışın var ya ..
Küçük bir tebessüm dudaklarında…
İşte güneşim benim onlar..
İçimi ısıtan en değerli şey..
Varmıydı ki daha sıcağı_?
Sana dokunmaktan ötesi..
Varmıydıki canım..
Senin sevginden ötesi..
ADINLA YAŞIYORUM

Next Page »