Kalbi tekleyen çocuklara dondurma tedavisi

dondurma-tedavisiKalp ritim bozuklukları sadece yetişkinlerin değil çocukların da hayatını zorlaştırıyor.Hormon düzenimiz, uykularımız, yemek saatlerimiz ve hareket isteğimiz vücudumuzun biyoritmine göre şekilleniyor. Bu durumda kalbimizin de bir ritmi olduğunu unutmamamız gerekiyor. Kalp ritmi, kalbin kulakçık ve karıncıklarının düzen içinde çalışmasını sağlayan bir düzenek olarak değerlendiriliyor. Bu ritim, ihtiyaçlarımıza göre hızlanıyor veya yavaşlıyor.

İhtiyaçlardan bağımsız olarak, hiç efor sarf etmediğimiz halde artma, azalma ya da düzensizleşme meydana geliyorsa; ortaya ritim bozukluğu sorunu çıkıyor. Çocuklarda kalp ritim bozuklukları yenidoğan dönemi de dahil olmak üzere her yaş grubunda ortaya çıkabiliyor. Oyun sırasında çabuk yorulan, baş dönmesi ve bayılma gibi sağlık sorunları yaşayan çocuklarda kalp ritim bozukluğu olabileceğine dikkat çeken Çocuk Kardiyolojisi Uzmanı Prof. Dr. Alpay Çeliker, şöyle konuşuyor:

Devamini Okuyunuz »

Yorumlar

Bebeği yıkarken nelere dikkat etmeli?

Bebeğinizi yıkarken nelere dikkat etmelisiniz? Küvet nasıl olmalı, suyun sıcaklığı kaç derece olmalı? Tüm detaylar burada!Bebeğinizle evdeki ilk günlerinizde en önemli konulardan biri de onu yıkamaktır. Ayşe Öner’in bebeğinizi yıkama konusundaki önerileri:

* Bebek yıkama küvetiniz ayakta veya yüksekte olmalıdır. Eğilip kalkmamalısınız; çünkü zaten doğum sonrası sırt ağrılarınız devam etmektedir.
* Küvet çok
* Suyun sıcaklığı 36,4-36,5 gibi olmalı. Termometre ile ölçerseniz hem küvetin ısısını, hem suyun sıcaklığını öğrenmiş olursunuz.
* Bir sünger, tülbent veya havlu gibi malzemelerle yıkayabilirsiniz. Farklı farklı şeyler kullanmak önemli; çünkü bebekler teniyle algılar. Dolayısıyla farklı dokunuşlar, algısı ve öğrenmesi açısından faydalı olur.
* Bebeğin suyu hissetmesi lazım.
* Bebeğinizi her gün yıkayabilirsiniz.
* Sakin olun, bebeğinizi güvenle tutun, suya sokun ve en fazla 10 dakika olacak şekilde bebeğinizi yıkayın.

Yorumlar

Çocuk düşe kalka büyür’ sözü yanlış

Çocuklarda ileri dönemde ortaya çıkan birçok hastalık, küçük yaşta çoğunlukla yüksekten düşmeyle geçirilen kafa travmalarıyla bağlantılı.zmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan bir araştırma, çocuklarda ileri yaşlarda ortaya çıkan birçok hastalık ve ölüm vakasının, küçük yaşta, özellikle yüksekten düşmeyle geçirilen kafa travmalarıyla bağlantılı olduğunu ortaya çıkardı.

Araştırmayı DEÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erdem Özkara, Nöroşirürji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurullah Yüceer, Dr. Özgür Akşan, Prof. Dr. M. Nuri Arda ve Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Akif İnanıcı yaptı.

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi Nöroşirürji Servisi’ne başvuran kafa travması geçiren çocukların araştırıldığı çalışmanın bazı ilginç verileri şöyle:

YÜKSEKTEN DÜŞME

* 1998-2002 yıllarını kapsayan beş yıllık dönemdeki kafa travmalı 98 pediatrik olgunun kayıtları mercek altına alındı.
* İncelenen vakaların yüzde 60.2’sini erkek, yüzde 39.8’ini kızlar oluşturdu.
* Kafa travması geçirenlerin yaş ortalamasının 6 olduğu, 20 vakanın ise 1 yaşın altında olduğu görüldü.
* Yaralanmaya neden olan olay türü açısından vakaların yüzde 61’inin yüksekten düştüğü, yüzde 18’nin araç dışı, 14’ünün araç içi trafik kazası geçirdiği, birinin ateşli silahtan, birinin ise dövülerek travma geçirdiği görüldü.

YAZ KAZA MEVSİMİ

* En fazla travma geçirilen dönem yaz ayları olarak tespit edildi. Çocuklar ortalama beş gün hastanede yattı.
* Araştırmada çocuklarda kafa travmalarının nadir olmadığı, ileride ortaya çıkan hastalık ve ölümlerin en sık görülen sebepleri arasında yer aldığı belirtildi.
* Araştırmaya göre ciddi kafa travmasına maruz kalan çocuklarda ölüm oranları yüzde 50-70’e kadar çıkıyor. Bilim adamları, “Çocuklardaki kafa travmalarının çoğunluğu hafiftir ve bu travmalar sıklıkla düşme sonrasında ortaya çıkmaktadır.

Çocuklardaki kafa travmalarına ait en önemli problemin, başlangıçtaki değerlendirme ve travmanın ciddiyetinin saptanmasındaki zorluktan kaynaklanmaktadır” denildi.

Yorumlar

Çocuklardaki belirtilere dikkat

Bağırsak parazitleri dünyada gelişmekte olan bütün ülkelerde olduğu gibi Türkiye’de de önemli sorunlardan biridir. Özellikle çocukları etkileyen bu parazitler, onların gelişimini büyük ölçüde engelleyebiliyor. Peki çocuğunuzda parazit olduğunu nasıl anlayacaksınız?

Ehow.com isimli internet sitesinde yer alan habere göre, parazit olan çocuklarda kurdun şekline ve parazit hastalığının şiddetine bağlı olarak, parazit belirtileri görülebilir ya da görülmeyebilir. İşte parazitin neden olduğu yaygın belirtilerden bazıları:

Karın ağrısı

Maryland Üniversitesi Tıp Merkezi, karın ağrısının parazitle ilişkili yaygın bir belirti olduğunu not ediyor. Bir çocuk sık sık karnını tutuyor ve günde birkaç kez acı içinde ağlıyorsa paraziti var demektir. Aileler, gıda alerjisiyle paraziti karıştırabilirler. Süt ve yumurta gibi şüpheli gıdaları kesmenize rağmen, çocuğunuzun şikâyeti halen devam ediyorsa hemen doktora gidin.

Gaz ve karın gerginliği

Parazitin bir diğer belirtisi de gaz ve karın gerginliğidir. Bu belirtileri olan çocuk yorgunluktan ya da uyuklamaktan şikâyet eder. Çünkü parazitler besinleri vücudundan emer. Yorgunluğun seviyesi parazit enfeksiyonunun önemine bağlıdır. Çocuğunuz pis kokulu gaz çıkarabilir ve şiş bir karına sahip olabilir.

Kilo verme

Aynı tıp merkezine göre, bir diğer belirti de kilo vermedir. Paraziti olan çocuklar yetersiz beslenebilirler, çünkü parazitler çocukların vücuduna giren gıdalardaki besin öğeleriyle karınlarını doyurur. Bazı parazitler, diğerlerinden daha saldırgandır. Eğer çocuğunuz kilo kaybediyorsa ve kendisini yorgun hissediyorsa, bu şiddetli bir parazit enfeksiyonu olabilir. Çocuğunuzun dışkısında beyaz pirinç gibi kurtçuklar olup olmadığını kontrol edin. Ancak bazı parazitlerin çıplak gözle görülmediğini de unutmayın.

İshal

Çocuklarda parazitle ilişkili bir başka belirti de ishaldir. Bağırsağında kurt bulunan çocuklarda inatçı ishal ve yumuşak dışkılama görülebiliyor. Hastalık Kontrol Merkezi, ailelere tuvaleti kullandıktan sonra ve yemeklerden önce ellerini yıkamanın önemini anlatmalarını öneriyor.

Yorumlar

Biliyor musunuz, hayatınızı kurtaracak

Sağlığına önem veren herkesin bunlar gibi basit ama hayat kurtaran önlemleri mutlaka alması gerekiyor.Bazen önemsemediğimiz ufak sağlık problemleri ileride çok büyük ve kalıcı hasarlara sebep olabiliyor. Yalnızca sağlık problemleri de değil, evde, arabada, işyerinde basit ama hayat kurtaran küçük detaylar ile ilgilenmediğimiz için hayatımızı birçok durumda riske atıyoruz. Örneğin kış aylarında sıklıkla gündeme gelen karbonmonoksit zehirlenmelerine karşı evlere bir dedektör taktırmak ölüm riskini ortadan kaldırıyor. Ya da basit bir kan testi ile bebeklerin ileride zekâ geriliğine veya cüceliğe neden olacak bir hastalığı olup olmadığı tespit edilebiliyor ve erken tedavi ile olumsuz sonuçların önü alınabiliyor. Sağlığına önem veren herkesin bunlar gibi basit ama hayat kurtaran önlemleri mutlaka alması gerekiyor.

Bebeklerin topuğundan kan aldırın
Halk arasında zekâ testi olarak bilinen ve yenidoğan bebeklere uygulanan bu yöntem ile birçok hastalık erken teşhis edilebiliyor. Bebeklerden alınan kan örnekleri laboratuvarlarda inceleniyor ve sağırlık, körlük, nörolojik rahatsızlıklar, fenilketonüri (zekâ geriliği ve ölümle sonuçlanan kalıtsal bir hastalık), doğuştan hipotiroid gibi çeşitli hastalıklar erken teşhis ediliyor. Türk toplumunda sık görülen fenilkekonüri tedavi edilmezse bebeğin zekâ özürlü olmasına, hipotiroid ise zekâ geriliği ve cüceliğe neden oluyor. Basit bir kan testi ve erken tanı ile bütün bu olumsuz sonuçların önü alınabilir.

Göz muayenesini ihmal etmeyin
Dünyada en çok körlüğe sebep olan hastalık olarak bilinen göz tansiyonu, göz içi basıncın yükselmesine bağlı olarak görme sinirlerinde meydana gelen tahribat neticesinde oluşuyor. Glokom olarak adlandırılan hastalık, erken teşhis konulmazsa körlüğe neden oluyor. Hastalığın en kötü yanı ise ilerleme aşamasında hiçbir belirti göstermemesi. Bu nedenle ancak düzenli göz muayeneleri sırasında ortaya çıkıyor. Basit bir tedavi ve düzenli ilaç kullanımıyla göz içi basıncı dengede tutuluyor ve hastalığın ilerlemesi engelleniyor.

Aldığınız ilacı kontrol edin
Reçetede yazan ilaç ile eczaneden alınanın aynı olup olmadığı mutlaka kontrol edilmeli. Eczanelerin yoğun olduğu zamanlarda alınan ilaçlar dalgınlıkla yanlış verilmiş olabiliyor. Yaklaşık 6 ay önce Antalya’nın Kumluca ilçesinde de buna benzer bir olay yaşandı. Bir bebeğe soğuk algınlığı şurubu verilmesi gerekirken eczane kalfası tarafından yanlışlık yapılarak şeker düşürücü de verildi. Bu durum ise komaya giren bebeğin bilincinin yaklaşık 2 hafta kapanmasına neden oldu.

Eczanelere danışmak yerine doktora gidin
Türk halkının sıklıkla yaptığı yanlışlardan biri de hastalandığında doktora gitmek yerine eczaneye gidip, rahatsızlığını sıradan ağrı kesiciler ile geçiştirmek. Fakat uzmanlar, bilinçsizce kullanılan ağrı kesicilerin ve antibiyotiklerin ülsere neden olduğunu belirtiyor. Bazen de doktorun bir kereliğine yazdığı ilaç, eczaneden devamlı alınarak kullanılıyor. Bu ilaçlar sürekli kullanıldığında yalnızca ülsere değil, mide kanamalarına ve gastrite de neden olabiliyor. Karaciğer ve böbreklerde önemli hasarlara yol açıyor.

Kalp kontrolü yaptırın
40 yaşın üzerindeyseniz, hiçbir şikâyetiniz olmasa bile kalp kontrolü yaptırmanız (özellikle kalp krizi geçirmiş yakınları olanlar için) önem arz ediyor. Hele de sigara içiyorsanız, tansiyon ve kilo sorununuz varsa ya da stres altındaysanız kalp kontrolü yaptırmak daha önemli hale geliyor. Üstelik kontrol sırasında; hipertansiyon, kan şekeri, kolesterol, trigliserit, ürik asit gibi değerlerinizin de normal olup olmadığını öğrenebilirsiniz. Bu değerlerin normal olmaması ve erken teşhis konulamaması, çoğu zaman felç ya da ani ölümle sonuçlanıyor.

Doğalgaz alarmı taktırın
Daha çok kış aylarında ölüme neden olan doğalgaz ya da karbonmonoksit kaçaklarının küçük bir önlemle önünü almak mümkün. Doğalgaz ve karbonmonoksit cihazları ufak bir kaçakta dahi alarm vererek hayat kurtarıyor. Yapmanız gereken, cihazı alıp duvara monte etmek. Doğalgaz hafif bir gaz olduğu için doğalgaz cihazını tavana yakın, karbonmonoksit ise ağır olduğundan karbonmonoksit dedektörünün yere yakın kurulmasına dikkat etmek gerekiyor.

Emniyet kemeri kullanın
Klasik bir söylem olabilir ancak emniyet kemeri kullanmak, hayatınızı kurtaracak belki de en basit önlem. Trafik Hizmetleri Başkanlığı’nın yaptığı araştırmaya göre; ölümle sonuçlanabilecek kazalarda emniyet kemeri kullananların yüzde 24,8′i hiç zarar görmezken, kullanmayanlarda bu oran yüzde 6,3′te kalıyor. Arka koltuk emniyet kemerleri ise yaralanmaları yüzde 50 oranında azaltıyor.

Mobilyaları duvara monte ettirin
Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nün araştırmalarına göre; 1999 Gölcük depremindeki yaralanmaların yüzde 50’si, ölümlerin ise yüzde 3′ü, yapısal olmayan (kolan, kiriş, taşıyıcı duvar, çatı ve temel dışında) nedenlerden kaynaklanmış. Bu yüzden mobilya, televizyon, buzdolabı, kitaplık, tablo gibi deprem sırasında hayatınızı tehlikeye sokacak ev eşyalarını, ‘bağlama elemanları’ ile sabitleyip oluşabilecek riskleri ortadan kaldırabilirsiniz.

Yorumlar


Sohbet - Sohbet odalar - sohbet - sohbet - sohbet