'Siyaset haberler'

Ak Parti’nin acı günü

Evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaralanan Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Esençay beldesinin AK Partili Belediye Başkanı İlhan Arduç (49) tedavi gördüğü hastanede öldü.Edinilen bilgiye göre, önceki gece silahlı saldırı sonucu yaralanarak Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesine kaldırılan İlhan Arduç, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Esençay Belediye Başkanı İlhan Arduç (49), evine giderken kimlikleri henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerin silahlı saldırısına uğramıştı. Vücuduna 3 mermi isabet ettiği belirtilen evli ve 2 çocuk babası Arduç, ağır yaralı olarak Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesine sevk edilmişti.

İki dönemdir AK Parti’den belediye başkanlığı görevini sürdüren Arduç’a yönelik saldırıyla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.

Solda yeni bir parti kuruldu

‘Çağdaş Solda Büyük Buluşma’ kapsamında yürütülen çalışmalar sonunda Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin (EDP) kuruluşu tamamlandı.Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ziya Halis’in Genel Başkanlığını yapacağı EDP, yarın kuruluş dilekçesini İçişleri Bakanlığı’na verecek. EDP, 13 Mart Cumartesi günü yapılacak olan SHP 3. Olağanüstü Büyük Kurultayı’nda SHP ile birleşecek. EDP Genel Başkanı Ziya Halis de düzenleyeceği basın toplantısıyla partinin kuruluşunu kamuoyuna bildirecek.

BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, SHP ve bazı Alevi dernekleri bir süredir parti kurmak için çalışma yürütüyordu. Partinin kurucuları arasında halen BDP milletvekili olarak TBMM’de görev yapan Ufuk Uras ve bazı Alevi dernekleri de yer alıyor. Uras, bir sonraki seçime kadar BDP’nin grup yeterliliğini kaybetmemesi için EDP üyesi olmayacak.

Baykal talimatı verdi: CHP…

CHP Lideri Baykal talimatı verdi, onaylanırsa kamuoyuna açıklanacak.Son yerel seçimlerde ‘çarşaf açılımı’nın büyük katkısını gören CHP, önümüzdeki genel seçimler için bu alana yoğunlaşıyor.

Baykal, 11 yıl önce gündeme getirip daha sonra rafa kaldırdığı ‘Anadolu solu’ projesini yeniden gündeme aldı. 1999 yılındaki ‘açılım’ın mimarı Enis Tütüncü’yü bir kez daha görevlendirdi ve raporu revize etmesini istedi. Yetkili organların onaylaması halinde ‘yeni’ politika, kurultay öncesi kamuoyuna açıklanacak.

Her seçim öncesi ’sağ’ seçmene yönelik açılımlarıyla dikkat çeken CHP, bu kez rafa kaldırdığı eski bir projesine sarılıyor. Son yerel seçimlerde ‘çarşaf açılımı’nın getirdiği oylar, CHP’yi bu alana yoğunlaştırdı. Parti yönetimi bu çerçevede, 1999 seçimlerinde baraj altında kalınca gündeme getirdiği ‘Anadolu solu’ projesini raftan indirme kararı aldı. 11 yıl önce ilan edilen ancak içi doldurulamayan proje, ilk mimarı Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü tarafından yenileniyor. Anadolu solu’nun yeni versiyonu, Baykal’ın da onayıyla mayıs ayında yapılması planlanan kurultay öncesinde kamuoyuna açıklanacak.

MERSİN’İ DE TELAFİ EDECEK

29 Mart seçimleri öncesinde İstanbul’da çarşaflı kadınlara rozet takarak muhafazakar kesime açılma çalışmaları yapan ve mega kentteki oy oranını büyük oranda artırmayı başaran CHP, hafta içinde Mersin’de partili kadınların çarşaf yırtmasıyla zor durumda kaldı. “CHP’nin çarşaf açılımı kısa sürdü” yorumlarına neden olan görüntüler, partiyi muhafazakar kesim karşısında sıkıntıya soktu. Gelecek yıl yapılacak genel seçimler öncesi AK Parti’nin ‘dindar kesimi aldattığı’ iddiasını dillendirmeye hazırlanan CHP lideri Baykal da zorda kaldı. Fakat Baykal, Anadolu solu projesini yeniden gündeme getirerek çarşaf açılımında yaşanan bu hayal kırıklığını da aşmayı düşünüyor. 1999 yılında Enis Tütüncü tarafından hazırlanan ve büyük yankı uyandıran rapor, 2002 seçimleriyle birlikte rafa kaldırılmıştı. CHP o tarihten bu yana daha ‘katı laikçi’ ve ‘ulusalcı’ bir politika izliyordu. Enis Tütüncü, 11 yıl önceki projeyi revize etmek için harekete geçti. Günün koşullarına uygun olarak yenilenecek olan Anadolu solu projesi, partinin yetkili organlarında tartışıldıktan sonra son halini alacak. Baykal’ın da onay vermesi durumunda ‘değişim’ sloganlı kurultay öncesinde ilan edilecek. Deniz Baykal, bu süreçte parti tabanında projenin altyapısını oluşturmak için de bir dizi söylemi gündeme getirecek.

Baykal, bu yöndeki ilk mesajlarını geçen hafta Ankara İl Kongresi’nde vermişti. AK Parti iktidarının ülkenin maneviyatını iflasa sürüklediğini savunan Baykal, şu iddialarda bulunmuştu: “Bugün AKP işbaşına gelirken ‘maneviyat, ahlak, dürüstlük, İslami değerler, hak, hukuk, haram yememek, helali haramı bilmek, yetim hakkı’ diyordu öyle değil mi? Şimdi geldiğimiz noktada bunlardan ne kaldı Allah aşkına? Bu bir manevi iflastır.” Baykal, bugün yapılacak Malatya İl Kongresi’nde de benzer bir söylem kullanacak. Mersin’deki olayın telafisini ‘kılık kıyafet özgürlüğü’ vurgusuyla aşmayı planlayan Baykal, hükümeti de manevi değerlere zarar vermekle suçlayacak.

KÖŞK’TE SÜRPRİZ BULUŞMA

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ı kabul edecek.Alınan bilgiye göre Çankaya Köşkü’ndeki görüşme saat 17.30′da gerçekleşecek.

Gül, yarın ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’la görüşecek.

Görüşmelerde, başka yargı reformu olmak üzere Türkiye’nin gündeminin ele alınması bekleniyor.

Birleşme iddiasına bir yalanlama daha

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ile Büyük Birlik Partisi (BBP)’nin birleşmesi iddialarına Antalya’dan da tepki geldi.BBP Antalya İl Başkanı Rasim Küçük, konuyla ilgili yaptığı yazılı açıklamada; 25 Şubat 2010 tarihinde bazı internet sitelerinde iki partinin birleşeceğine dair çıkan haberleri yalanladı. BBP kadrolarının, eski başkanları merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun çizgisinden ayrılmayacağını vurgulayan Küçük, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“BBP kadroları, Muhsin Başkanın arkadaşları, inandığı davayı hak dava olarak kabul etmiş, buna teslim olmuş vatanseverler topluluğudur. BBP ve kadroları üzerinden yalan yanlış haberler yaparak kimse oyun oynayamaz. Bizim üzerimizden plan yapanlar unutmasın ki onların bir hesabı varsa Allah’ın da var.”

Nur Serter’in evine haciz geldi

CHP İstanbul Milletvekili Nur Serter, eşi Hilmi Serter’in ticari faaliyetlerinden dolayı sıkıntılı günler yaşıyor. Ergenekoncu tertibi olduğu iddianamelerde yer alan Cumhuriyet Mitingleri’nde başı çeken Nur Serter, 2007′deki seçimlerde milletvekili seçilip Ankara’ya gitti ancak, eşinin İstanbul’da yaptığı işler peşini bırakmadı.

EŞİ, VERDİĞİ SENEDİN KARŞILIĞINA ÖDEMEYİNCE…

Nur Serter’in eşi mühendis A. Hilmi Serter, birlikte iş yaptığı Suat Yüksel’e 11 Mayıs 2009 tarihinde 36 bin TL’lik bir senet verdi. Suat Yüksel ise, senedi Mehmet Demirel’e ciro etti. Hilmi Serter’in imzasını taşıyan ve ödeme tarihi 29 Mayıs 2009 olan senet, gününde ödenmedi. Alacaklı Mehmet Demirel, konuyu Hilmi Serter’in eşi CHP’li vekil Nur Serter’e iletti. Senedin kopyasını faksla isteyip gören Nur Serter, “Kocam borcunu ödeyecek, ödemezse ben öderim” sözü verdi. Umutlarını CHP’li Serter’e bağlayan alacaklılar, oyalandıklarını anlayınca, senetteki adrese gitti.

EVLERİNDEKİ BÜTÜN EŞYALAR HACZEDİLDİ

Hilmi Serter’in senede yazdığı İstanbul Kadıköy’deki “Hacı Hakkı Bey Çıkmazı-Erenköy” adresinin boş bir dükkan olduğunu gören Mehmet Demirel, yaptığı araştırmalar sonucu Serterlerin Erenköy Ülker Sokak’taki gerçek ev adreslerine ulaştı ve alacağını icra yoluyla tahsil etmek üzere mahkemeye başvurdu. Kadıköy 8. İcra Müdürlüğü’nün yazılı emriyle başlatılan icra için 28 Temmuz 2009 tarihinde Hilmi-Nur Serter çiftinin evine giden icra memurları ile alacaklı avukatı, evde kimse olmadığı için eli boş döndü. 15.09.2009 tarihinde ikinci kez Serterlerin kapısını çalan icra memurlarıyla alacaklı avukatı, yine evde kimseyi bulamadı. Anahtarın apartman kapıcısında olduğunu öğrenen Avukat Mahmut Kılınç, kapıyı açtırdı ve evdeki kayda değer bütün eşyaları haczettirdi.

DEĞERLİ TABLOLAR, YATAK ODASI, TV, BİLGİSAYAR, FAKS, KLİMA…

Nur-Hilmi Serter çiftinin evinde haczedilen eşyalar şöyle: “Toplam 4 parça bilgisayar, faks, buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi, televizyon, klima, yatak odası takımı, yemek odası takımı, koltuk takımı ile iki adet resimli tablo.” Haczedilen eşyaların değerlerini de tutanağa geçiren haciz memurları, iki tabloya değer biçemedi ve bilirkişi tarafından değer tespiti yapılması gerektiğini tutanağa geçirdi.

EŞİNİN BORCUNU HÜKÜMETE BAĞLADI

Vakit’in ulaştığı CHP’li Nur Serter, eşinin borcunu ödeyememesini de hükümete bağladı. “Memleketi bu hale getirenler utansın” diyen Serter, “Hilmi beyin ticari işleri iyi gitmiyor. Zor durumda olduğu için bu senedi ödeyemedi. Bir yerden alacağı var, onu tahsil ederse borcunu ödeyecek” şeklinde konuştu.

İçişleri Bakanı isyan etti !

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, hakkında verilen önergeye cevap verirken CHP’nin tepkisine isyan etti. Muhalefet sıralarından tepkiler üzerine Atalay, ”Böyle bir Meclis, böyle bir muhalefet olur mu?” diye sordu.İçişleri Bakanı Beşir Atalay, Habur’dan tüm girişlerin hukuk çerçevesinde gerçekleştiğini belirterek, ”(Çadır mahkeme) diyerek yargıyı rencide ediyorsunuz, hakaret ediyorsunuz” dedi.

TBMM Genel Kurulunda, hakkındaki gensoru önergesinin, gündeme alınıp alınmayacağına ilişkin görüşmeler sırasında konuşan Atalay, kapatılan DTP Genel Başkanı Ahmet Türk ile yaptığı görüşme hakkında bilgi verdi. Gelişler sırasında herhangi bir yasadışı işleme meydan verilmemesi için Türk ile görüştüğünü belirten Atalay, görüşmelerinin tek konusunun bu olduğunu ifade etti.

Türk’ün, ”bizzat oraya gideceğim ve bunları önleyeceğim” dediğini aktaran Atalay, ”Ama birçok şey önlenememiştir. Ben de ondan sonraki basın toplantısında ‘Sürece büyük bir darbe vurulmuştur’ demişimdir” dedi.

-”BAYKAL İLE GÖRÜŞMELERİM DE BASINDA YER ALMADI”-

Atalay, ”gizli” diye nitelenen görüşmesini basın toplantısıyla açıkladığını, İçişleri Bakanının her görüşmesini basına açıklama zorunluluğunun bulunmadığını, görüşmenin de yanlış olmadığını ifade ederek, CHP Genel Başkanı Baykal ile bakanlığı döneminde birkaç defa görüştüğünü ve hiçbirisinin basında yer almadığını kaydetti.

Baykal’a çalışmalar hakkında bilgi sunduğunu, birkaç tasarı hakkında destek istediğini belirten Atalay, ”Bu yanlış değil, bu güzel bir şey, bu normal bir şey” dedi.

Türk ile görüşmesinin kınandığını belirten Atalay, ”Aslında görüşülmemesi iyi bir şey değil” diye konuştu.

Muhalefet parti liderlerinin Başbakan’a konuya ilişkin randevu vermediğini, onun için bu tür görüşmelerin onlara tuhaf geldiğini dile getiren Atalay, Türk ile görüşmesinde söylediği belirtilen cümleyi söylemediğini anlattı.

Tarafların da aynı şeyi söylediğini kaydeden Atalay, ”Nedense ne ana muhalefet ne yavru muhalefet buna inanmıyor. Sadece bir kişiye inanıyor. O da şu anda cezaevinde olan birisi” dedi.

Muhalefet sıralarından tepkiler üzerine Atalay, ”Böyle bir Meclis, böyle bir muhalefet olur mu?” diye sordu.

Habur’dan girişlerle ilgili tüm işlemlerin hukuk çerçevesinde gerçekleştiğini ifade eden Atalay, ”(Çadır mahkeme) diyerek yargıyı rencide ediyorsunuz, hakaret ediyorsunuz” şeklinde konuştu.

-”YALANLARLA GENSORU VERİYORSUNUZ”-

Atalay, CHP sözcüsünün söylediklerinin ”yüzde 90′nın yalan olduğunu’ belirterek, ”Yalanlarla, iftiralarla gensoru veriyorsunuz” dedi.

”Bir de mektup yalanı var. Tutanakta böyle bir mektup yok. Yalan, böyle bir şey yok. Biz öyle teröristbaşı, illegal örgütlerle falan pazarlık yapmadık, yapmayız. Onu bu Meclis çatısı altında kimseye yakıştırmayız” diyen Atalay, terörü sonlandırmanın yolunun, terör örgütünün silah bırakmasından geçtiğini kaydetti.

Diğer ülkelerin tecrübelerinin de bunu gösterdiğini belirten Atalay, dağdan inişlerin özünde bu silah bırakmanın olduğunu dile getirdi. Atalay, ”Eğer eli silahlı bazı kişiler silahlarını bırakıp ülkeye geliyorlarsa, bu terörle mücadelenin hedeflediği durumlardan biridir” dedi.

Buna yönelik 1985 yılından beri topluma kazandırma yasaları çıkarıldığını, şu an da uygulananın bu olduğunu ifade eden Atalay, şöyle devam etti:

”Meclis ve muhalefet olarak böyle bir ciddi konuda insaflı olun. ‘AK Parti bunu çözecek’ diye rahatsız oluyorsunuz. Bu çözülecek, terör bitecek… Türkiye’de kardeşlik kurulacak ve siz gelecekte milletin zihninde yargılanacaksınız. Çağdışı, ilkel bir statükonun temsilcisi olan görüşleriniz rafa kalkacak.

AK Parti hükümetleri olarak, Türkiye’nin kronik sorunlarını çözmekle meşgulüz. Sorunları istismar etmek, çözümsüzlüğü savunmak kolaydır, muhalefetin yaptığı gibi… Zor olan, çözmektir. Zira sorunları çözmek, irade, cesaret ister, kararlılık gerektirir, vizyon gerektirir, en önemlisi de güçlü bir liderlik gerektirir.”

-”TÜRK-BAYKAL GÖRÜŞMESİNE İLİŞKİN ÇOK ŞEY BİLİYORUM”-

Ahmet Türk’ün Baykal ile görüştüklerine ilişkin çok şeyler bildiğini belirten Atalay, ”Rakılı-ciğerli yemeklerinde neler konuşmuşlar? Bunlar anlatılıyor” dedi.

Atalay, küçük hesap yapmadıklarını, büyük düşündüklerini kaydederek, ”Çözümsüzlüğün değil, çözümün peşindeyiz” ifadesini kullandı.

İktidara geldikleri andan itibaren, ülkenin konuşulmayan, tabu olarak kabul edilen sorunlarını büyük bir kararlılıkla ele aldıklarını vurgulayan Atalay, şunları söyledi:

”Ancak henüz yolun ortasındayız, daha yapılması gereken çok şey var. Bu süreci baltalamaya çalışanlara da üzerinde yürüdüğümüz çözüm yolunun dönüşü olmayan tek yön olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bunun dönüşü yok. Allah’ın izniyle, Türkiye büyük ülke, terörünü de çözecek. Türkiye artık eski Türkiye değil. İçerideki bütün bu sosyal sorunlarını da çözecek. Demokratik açılım bunun adıdır. Biz yıkmıyoruz, yapıyoruz. Yıllardır izlenen yanlış politikalarla zedelenen toplumsal dokumuzu tamir ediyoruz. Biz, insanımıza umutsuzluk değil, umut aşılıyoruz. Biz, negatif değil, pozitif siyaset yapıyoruz.

Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi, büyük Türkiye’nin ayağındaki prangalardan kurtulmasını sağlayacaktır. Terör, ülkemizin küresel bir siyasi aktör olmasının önündeki en önemli engellerden biridir. Bu nedenle büyük Türkiye idealinin gerçekleşmesi, içerideki terör gibi ağırlıklarımızdan kurtulmakla mümkün olacaktır. Biz, bu engeli ortadan kaldırmak için uğraşıyoruz. Terör meselesini tüm boyutlarıyla ele aldık, içeride ve dışarıda attığımız etkin adımlarla ve kapsamlı çalışmalarla hedefe adım adım yaklaşıyoruz. Bizi üzen şudur; dışarıda devasa sorunları çözerken, Türkiye’ye dışarıdan baktığınızda, dev bir ülke… Ama ülkemizin içerisine girdiğinizde, ceviz kabuğunu doldurmayacak meselelerde bile büyük bir dirençle, ”çözdürmeyiz” lobisiyle mücadele etmek zorunda kalıyorsunuz. Sadece çözdürmeyiz… Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak üzülüyorum.”

-”GELİN ÇÖZELİM”-

Terörün 40 bin kişinin hayatına mal olduğunu ifade eden Atalay, ”Gelin oturalım, bu sorunu çözelim, bunu görüşelim. Ama iki muhalefet partisi bunu konuşmuyor bile. Peki siyasi partiler ne için vardır? Ülkenin sorunlarını konuşmayacaksa, ülkenin sorunlarını çözmeyecekse, siyasi partinin ne anlamı vardır?” diye sordu.

Meclisteki partilerin bu konuda ‘katiyen çözdürmeyiz. Bu konu çözülmesin, devam etsin’ dediklerini savunan Atalay, ” Bundan nemalananlar, statükonun temsilcileri, bunların çözülmesini istemiyor. Bu, parlamento dışında da var. Dış ülkelerde de var. Ama biz biliyorduk, yola çıkarken… Birilerinin bunu engellemek için uğraşacağını, birilerinin bu konularda ne kadar acımasız karşı çıkacağını biliyorduk. Provokasyonlar olacağını biliyorduk, onun için de gayet tedbirliyiz, gayet kararlıyız ve samimiyetle inşallah ülkemizde kardeşlik tesis edilecek, güçlendirilecek” diye konuştu.

-”KARALAMAYA DEVAM EDENLERİ ALLAH’A HAVALE EDİYORUM”-

Ülkenin bir çakıl taşını, bir insanını feda etmeyeceklerini belirten Atalay, sözlerini şöyle tamamladı:

”Bu projede üniter yapımız güçlenecek. Resmi dilimizle, eğitim dilimizle, o muhteşem bayrağımızla bu konunun bir ilgisi yok. Bunları tartıştırmayız. Milletin kafasını böyle yanlış şeylerle yıkayanlar oldu. Ama millet şimdi bunları daha iyi anlıyor. Daha sakin değerlendiriyor. Bunun muhatabı millet. Biz istedik ki milletin temsilcileri Meclis, el ele versin bu konuda. Ama Meclis vermiyor. Bizim muhatabımız millet. Millete anlatıyoruz. Milletin desteğiyle bu projemizi yürütüyor ve yürüteceğiz. Herkes için daha fazla demokrasi, daha fazla özgürlük… Sloganımız bu. Yaptığımız bütün çalışmaların özünde bunlar olacaktır. Tamamıyla hukukun içinde kalarak, bu çalışmaları yürüteceğiz. İftira ve dedikodulara dayanarak hakkımda gensoru verilmesinin mantıkla izah edilecek bir tarafı yoktur. Bütün bu açıklamalara rağmen karalama kampanyalarına devam edenleri milletime havale ediyorum, Allah’a havale ediyorum.

Muhalefeti de sağduyulu olmaya davet ediyorum. Halkın sağduyusuna güveniyoruz. Bizim en büyük desteğimiz yüce Türk milletidir.”

Cemil Çiçek’ten YAZILI AÇIKLAMA

Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek: İşaret ve parola konusunu görüştük. Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yurtdışında olması nedeniyle vekalet görevinin kendisinde olduğunu belirterek, ”Dün bir gazetede de gündeme gelen ‘işaret ve parola’ konusu olmak üzere, bir değerlendirme yapma ihtiyacı çerçevesinde Genelkurmay Başkanlığı ile görüşme yapılmıştır. Bunun dışındaki tüm bilgiler yakıştırmadır ve doğru değildir” dedi.

Çiçek, AA muhabirine yaptığı açıklamada, bazı internet sitelerinde, iki günden beri yaşanan bir kısım gelişmelerden de yola çıkarak ”yanlış, yanıltıcı, eksik ve suizanna imkan verecek bir kısım bilgilerin kamuoyuna yansıtılmakta olduğunu” ifade etti. Cemil Çiçek, şunları kaydetti:

”Bilgi kirliliğinin büyük yoğunlukla yaşandığı bu ortamda, olup bitenlerle ilgili söyleyeceğim şey şudur; Bir; bu bilgilerin çok önemli bir kısmı, doğru olmadığı gibi art niyetlidir. Mevcut konjonktürden istifade eden özel bir amaca yöneliktir. Bunu bilhassa kamuoyunun takdirine sunmak istiyorum.

İki; Sayın Başbakanın yurt dışında olması hasebiyle, vekalet görevi bendedir ve dün bir gazetede de gündeme gelen ‘işaret ve parola’ konusu olmak üzere, bir değerlendirme yapma ihtiyacı çerçevesinde Genelkurmay Başkanlığı ile görüşme yapılmıştır. Bunun dışındaki tüm bilgiler yakıştırmadır ve doğru değildir.”

KÖŞK’TE SÜRPRİZ GÖRÜŞME İPTAL

Ayrıca, Balyoz Darbe Planı soruşturması gözaltıları sonrası Bakan Cemil Çiçek’in, yaşanan gelişmeleri değerlendirmek üzere Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yapacağı görüşme iptal edildi.

Erdoğan, sanatçılarla buluşuyor

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bugün İstanbul’da ses sanatçıları ve bestekarlarla bir araya geliyor.Erdoğan, Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde, sanatçılar ile bir araya gelerek demokratik açılımı konuşacak. Bugün ilki yapılacak toplantıya, 70 bestekar ve ses sanatçısı katılacak. Erdoğan, daha sonra da sinema ve tiyatro sanatçıları ile bir araya gelecek. Erdoğan, son olarak yazarlarla buluşacak.

Yemekli toplantıda Sezen Aksu, Ajda Pekkan, İbrahim Tatlıses, Yılmaz Erdoğan, Yavuz Bingöl, Mahsun Kırmızıgül, Emel Sayın, Ferhat Göçer gibi sanatçıların yanı sıra toplumun tanıdığı ve benimsediği halk müziği, sanat müziği, pop müzik sanatçıları yer alacak. Sohbet toplantısında, aktüel meselelerle ilgili görüş alışverişinde bulunulacağı kaydedildi. Demokratik açılım sürecinin başladığı günlerde ünlü sanatçı Sezen Aksu, Başbakan Erdoğan’ı arayarak sürece destek verdiğini açıklamıştı. Daha sonra açılım sürecine birçok sanatçı destek verdiğini ifade etmişti. Yılmaz Erdoğan, kendilerine yöneltilebilecek ‘yandaş sanatçı’ yakıştırmasını önemsemediğinin de altını çizmişti.

Başbakan’ın sanatçılarla görüşmeleri bundan sonra, sinema yapımcıları ve yazarlarla devam edecek. MHP lideri Devlet Bahçeli ise sanatçılara, “Açılıma destek vermeyin” çağrısında bulunmuştu. ZAMAN

CHP’li başkana 4 yıl hapis cezası

CHP’li Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi, ihaleye fesat karıştırmak suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Next Page »