'Haber'

Beşiktaş’ı yenecek güçteyiz

Denizlispor Teknik Direktörü Hakan Kutlu, Beşiktaş’ı yenecek güçte olduklarını söyledi.Denizlispor, Beşiktaş maçının hazırlıklarını, Şemikler Haluk Ulusoy Tesisleri’nde sürdürdü.

Teknik Direktör Hakan Kutlu, antrenman sonrasında gazetecilere yaptığı açıklamada, Beşiktaş maçının kendileri için de rakip için de zorlu geçeceğini ifade etti.

Takım olarak son haftalarda yükselişe geçtiklerini ve galibiyet serisi yakaladıklarını dile getiren Kutlu, bu başarının devam ettirilmesi için sahalarındaki bu maçı mutlaka kazanmaları gerektiğini belirtti.
Kutlu, Beşiktaş’ın İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile oynadığı erteleme maçını İstanbul’da izlediğini ve rakiplerinin eksikliklerini belirleyerek buna göre bir çalışma yapacaklarını vurgulayarak, ”Bizim ligde kalmamız, onların da şampiyonluğa ulaşması için kazanması gerekli. Biz son haftalarda iyi bir çıkış yakaladık. Alacağımız bir galibiyetin, bir seriyi getireceğini hep söylemiştik. Söylediğimiz de oldu. Bunun devamını getirmek zorundayız. Beşiktaş’ı sahamızda yenecek gücümüz var”dedi.
Taraftarlara da çağrıda bulunan Kutlu, Denizlispor seyircisinin takım üzerindeki olumlu etki gücünü Manisaspor maçında ispat ettiğini, Beşiktaş maçında da aynı şekilde destek beklediklerini söyledi.
Hakan Kutlu, Manisaspor maçında sakatlanan Güray’ın dışında takımda eksik futbolcu bulunmadığını bildirdi.

Erdoğan: Ramazan ayına yetişecek

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bakanlarla beraber deprem bölgesi Elazığ’a geldi. Elazığ havaalanına uçakla gelen Başbakan Erdoğan, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, Devlet Bakanı Mehmet Aydın ve Milletvekili Necati Çetinkaya, buradan helikopterle deprem mahalli Okçular köyüne geçti.

Havaalanı’nda gazetecilere açıklamada bulunan Başbakan Erdoğan, ölen 41 kişi için rahmet, yaralılara da sağlık dileğinde bulundu. “Tüm yakınlarının ve milletimizin başı sağolsun.” diyen Erdoğan, “Allah beterinden korusun diyorum.” ifadelerine yer verdi.

Depremin gerçekleştiği ilk andan itibaren konuya eğildiklerini anlatan Başbakan, “Gerek başbakan yardımcım, gerek bakan, gerek milletvekili arkadaşlarım deprem bölgesinde oldular. Gerek TOKİ başkanım, gerek kolordu komutanımın tüm ekipleri, Kızılay, Başbakanlık Afet ve Sivil Savunma hep birlikte orada seferber oldular, elele verdiler. İşin son safhasındalar. Bugün ben ve arkadaşlarım deprem bölgesini gezeceğiz. En geç Ramazan ayına kadar (11 Ağustos) yıkılmış olan evlerin yerine yeni projelerle yeni konutlar inşa edilecek. Ve mahsur kalan arkadaşlarımızı yeni konutlara yerleştireceğiz. Ölenle ölünmüyor, bunlardan ders çıkarmamız gerekiyor. Bunun için sürekli kentsel dönüşüm, kentsel değişim diyoruz. 81 vilayette 420 konut inşaatı başlattık. Kentlerimizde insanca yaşanacak konutlar yapıp oralarda yerleşilsin istiyoruz.” açıklamasında bulundu.

Keçi, tüfekle iki çobanı vurdu

Siirt’in Pervari ilçesinde, sürüdeki bir keçinin, tetiğine bastığı yerdeki av tüfeğinin ateş alması sonucu, iki çoban yaralandı.Alınan bilgiye göre, Çavuşlu köyünde çobanlık yapan Rıdvan Okan (20) ve Muzaffer Taciman (16), hayvanları otlatmak için gittikleri köy dışındaki alanda, çay yaparken yanlarındaki av tüfeğini yere bıraktılar.

Sürüdeki bir keçinin av tüfeğine basması sonucu tüfek ateş alırken, Okan ve Taciman yaralandı. Silah sesi üzerine olay yerine gelen köylüler, kolundan yaralanan Okan ile ayağından yaralanın Teciman’ı Pervari Devlet Hastanesine götürdü.

Yaralı çobanlar, buradaki ilk tedavilerinin ardından ambulans ile Siirt Devlet Hastanesine kaldırıldı. Okan ve Taciman’ın hayati tehlikesinin bulunmadığı belirtildi.

Çobanlar, çay yapmak için av tüfeğini yere bıraktıklarını, bir keçinin yerdeki tüfeğin tetiğine basması sonucu kaza ile tüfeğin ateş aldığını söylediler.

G.Saray İbrahimToraman’ı istiyor

Reha Muhtar, pazartesi gecesi Kanaltürk’te yayınlanan “Son Kale” programında ilginç bir iddiada bulundu..Beşiktaş’ın gözbebeği Toraman’a G.Saray’ın talip olduğunu öne süren Muhtar, şöyle konuştu: “TORAMAN, hem savaşçı, hem fedakâr, hem de istikrarlı.. Üstelik de henüz 28 yaşında ve sezon sonunda mukavelesi sona eriyor.. Toraman, 3 yıl daha Beşiktaş’ta kalmak istiyor.. Yönetimle görüşmeler menajeri Ahmet Bulut üzerinden sürüyor.. Ben Toraman’ın Beşiktaş’tan ayrılmayı düşünmediğini biliyorum.. Ancak onun istediği rakam yıllık 4 milyon lira civarında.. Beşiktaş ise henüz 3 milyon noktasına bile gelmedi.. Aradaki farkın nasıl kapanacağı belirsiz..

MAÇ BAŞINA KRİZİ AYRICA

Toraman’ın bir sıkıntısı daha var.. Geçen sezon 2 topuğunda birden yaşadığı sakatlık nedeniyle 25 maçı kramponunun arkasını keserek oynamıştı.. Lig bitti, ameliyat oldu.. Bu nedenle sezon başında 13 maç kaçırdı.. Toraman’ın sözleşmesi maç başına.. Yönetim, oynamadığı maçların parasını Toraman’a ödemedi.. Oysa Delgado 1 sezondur oynamıyor, 2.5 milyon Euro’sunu tıkır tıkır alıyor.. Holosko da sakat olduğu dönemdeki maç başınalarını aldı.. Toraman, bu paranın ödenmesini istiyor, henüz o konuda da anlaşma sağlanmadı..

Toraman’a Avrupa’dan bazı takımların talip olduğu yazılıp-çiziliyor.. Bunların hepsi hikâye.. Çok önemli bir kaynaktan aldığım bilgiye göre geçen sezon Zan’ı alan G.Saray, Toraman’ın menajeriyle bağlantıya geçti bile.. Beşiktaş ile anlaşma sağlayamazsa, Toraman’a istediği parayı verecekler.. G.Saray, Beşiktaş’tan yılda 750 bin lira alan Zan’a, yıllık 1.5 milyon Euro vermişti.. Şampiyonluğa giderken böyle bir transfer dedikodusunu refleks olarak yalanlayabilirler.. Ama Toraman ile ilgilendikleri kesin..” ‘Toraman’la anlaşacağız’ BEŞİKTAŞ Basın Sözcüsü Mete Düren ise İbrahim Toraman ile sözleşme uzatacaklarını iddia etti. Radyospor’a konuşan Düren, “İbrahim’in beklentileriyle yönetimimizin verdiği rakamlar arasında farklılıklar var. Ama gelecek sene kendisiyle devam edeceğiz. Sözleşme yenileyeceğiz. Kendisine bir başka büyük kulüpten gelecek birkaç yüz bin liralık fazla teklif için Beşiktaş’ı bırakmayacaktır. Kariyerini birkaç yüz bin lira için feda edeceğini zannetmiyorum” dedi.

Filler bastı: 4 bin kişi ülkeyi terketti

Yabani fil sürüleri, Angola’nın güneydeki köylerine saldırdı.4 binden fazla insan komşu ülke Namibya’ya kaçmak zorunda kaldı. Dev hayvanlar önlerine çıkan her şeyi ezdi, ekili arazilere zarar verdi.

Afrika’da adını son zamanlarda Nijerya’dan sonra sahip olduğu zengin petrol rezervleri ile duyuran Angola’da hükümet tarafından yapılan açıklamada, fil saldırıları sonucu şu ana kadar ölen yada yaralananın olmadığı, ama binlerce insanın komşu ülke Namibya’ya sığındığı bildirildi.

Fillerin saldırdığı köylerden Mucusso’nun muhtarı, “30 yıl iç savaş yaşadık. Son sekiz yıldır sadece fakirlik sorunumuz kalmıştı. Savaşta doğal yaşamda büyük zarar gördü. Bu filler nereden çıktı anlayamadık.” dedi.

Angola Radyosu’ndan Manuel Jamba’da örneğine pek rastlanmayan ilginç savaşı, “Mucusso’da durum gittikçe kötüye gidiyor. Şu anda hayvanlarla insanların büyük kavgasına şahit oluyoruz. İki tarafın da mücadelesinin tek amacı sadece hayatta kalmak.” şeklinde yorumladı.

Yetkililer, fillerin komşu ülke Bostvana’dan geldiğini söyledi.
Angola’da hükümet ile anamuhalefet partisi taraftarları arasında 30 yıl süren iç savaş, doğal yaşama da büyük zarar verdi. 2002′de sona eren çatışmalarda milyonlarca sivilin yanında yüzbinlerce hayvan da katledildi.

Uzmanlar, son sekiz yılda sayıları önemli miktarda artan dev hayvanların tahrip olmuş doğada aradıklarını bulamayınca açlık yüzünden köylere saldırdıklarını ifade ediyorlar.

Güney Asya ülkesi Sri Lanka’da da köylülerin tarım arazisi açmak için yabani fillerin yaşadığı ormanları işgal etmesi sonucu filler ile köylüler arasında benzer çatışmalar uzun zamandır yaşanıyor.

Türkiye ile Kore arasında nükleer işbirliği

Türkiye ile Kore arasında Sinop’ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin işbirliği protokolü imzalandı.Türkiye-Kore İş Forumu çerçevesinde Türkiye ile Kore arasında Sinop’ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin İstanbul’da iş birliği protokolü imzalandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Sinop’ta nükleer güç santralleri kurulması isteği ve kararlılığı içinde olduklarını ifade ederek, ”Bizim 2020 yılına kadar en az yüzde 10′lar seviyesinde bir nükleer güç santralini yakalamış olmamız lazım” dedi.

Türkiye-Kore İş Forumu çerçevesinde Türkiye ile Kore arasında Sinop’ta nükleer enerji santrali kurulmasına ilişkin iş birliği protokolünün imza töreninde Yıldız, Türkiye-Kore İş Forumu’nda Karma Ekonomik Komisyonu Eş Başkanı olarak bulunduğunu vurgulayarak, ulaşımdan, bankacılığa kadar bir çok sektörde iş birliği için bir arada olduklarını anlattı.

Bunlardan en önemlisinin nükleer enerji santrallerinin kurulmasıyla alakalı işbirliği olduğunu dile getiren Yıldız, enerji çeşitlendirmesi çalışmalarında, Türkiye’nin enerji politikalarının önemli kalemlerinden bir tanesinin nükleer güç santrallerinin kurulması olduğunu belirtti.

Mersin Akkuyu’da Rusya Federasyonu ile geliştirmeye çalıştıkları bir işbirliği bulunduğunu kaydeden Yıldız, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Aynı zamanda Sinop’ta nükleer güç santrallerinin kurulması isteğimiz ve kararlılığımız var. Bunlardan en önemlisi Güney Kore ile geliştireceğimiz Sinop’taki nükleer güç santralinin kurulmasıyla alakalı işlemdir. Bugün burada bir ortak bildiri yayınlayacağız ve iyi niyet protokolü imzalamış olacağız.

Bunun arkasından çalışma gruplarımız kurulacak ve 3-4 aylık bir sürede bu anlaşmayı belli bir olgunluk seviyesine getirmeye çalışacaklar. Mutabık kalınması, ortak bir nokta bulunması halinde bir hedef fiyat uygulamasına ulaşılması halinde bu anlaşma daha da farklı bir düzeye çekilmiş olacaktır.”

Bakan Yıldız, Güney Kore’nin nükleer güç santralleri yapımıyla alakalı göstermiş olduğu 40 yıllık performansının örnek bir çalışma olduğunu vurgulayarak, Güney Kore’nin milli nükleer politikalarını önemli bir seviyeye getirdiklerini söyledi.

Yıldız, Güney Kore’nin 20 tane işletmede bulunan 8 tane de inşaat halinde bulunan ve 2020′ye kadar toplam 40′a çıkarmak istedikleri nükleer güç santralleriyle beraber, yüzde 55-57′lik bir enerji portföyünü temin etmek konusunda önemli bir nokta yakaladıklarını kaydetti.

Yıldız, ”Bizim 2020 yılına kadar en az yüzde 10′lar seviyesinde bir nükleer güç santralini yakalamış olmamız lazım. Minimum bu açıdan bu çalışmaların çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

-’ORTAK YOK”

Kore Bilgi Ekonomisi Bakan Yardımcısı Young Hak Kim de, Kore’nin ve Kore&de kamu elektrik üreten kamu şirketi KEPCO Firmasının son 30 senede nükleer santraller konusunda uzmanlaştığını söyledi.

Kim, ”Bu törenden sonra Türkiye’de nükleer enerji santrali sisteminin tamamlanması için tüm gücümüzle çalışacağımıza söz veriyorum” dedi.

Konuşmaların ardından Türkiye Elektrik Üretim A,Ş Yönetim Kurulu Başkanı Sefer Bütün ile Kore’nin elektrik üreten kamu şirketi KEPCO’nun Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Jun Yeon Byun arasında Sinop’ta nükleer santral kurulmasına ilişkin protokol imzalandı.

İmza töreninin ardından bir gazetecinin ”Sinop’ta kurulacak nükleer santral için başka ülkeler veya başka firmalardan talep gelmesi halinde bu değerlendirilir mi?” sorusu üzerine Bakan Yıldız, Sinop’ta santral kurulması konusunda başka ülkelerden veya başka firmalardan talep gelmesi halinde değerlendirileceğini söyledi.

Bunu çok açık şekilde yaptıklarına dikkati çeken Yıldız, eğer finans açısından, yapım açısından daha cazip, daha uygun teklifler gelmesi durumunda, eş zamanlı çalışılmak kaydıyla o firmaların tekliflerinin de değerlendirilebileceğini kaydetti.

Bakan Yıldız, bir gazetecinin ”Hedef fiyattan bahsettiniz bu nedir” sorusu üzerine, bunu rakam olarak söylemenin şu anda doğru olmadığını vurgulayarak, ilk olarak çalışma grupları oluşturarak, bir hedef fiyatlaması, fiyatta özellikle bir hedef oluşturmayı planladıklarını söyledi.

Diğer konulardaki şartları da, bu çalışma gruplarıyla ortaya koyduklarını dile getiren Yıldız, bu çalışmaların olgunlaşması için belli bir zamana ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Bir gazetecinin ”KEPCO bir fiyat mı önerecek?” sorusuna da Yıldız, fiyatın önerilecekler arasında bir kalem olduğunu söyledi.

Yıldız, ”Biz en az 8-10 bin megavatlık bir nükleer güç santralinin Türkiye’de oluşmasını istiyoruz. O açıdan bu hedefimize ulaşmak için hem Akkuyu’nun, hem de Sinop’un eş zamanlı olarak çalışmalarına başlanması ve devam etmesi lazım” şeklinde konuştu.

Yıldız, ”KEPCO’nun Türkiye’den bir ortağı olacak mı?” sorusuna da ”Mutlaka olacaktır bunu önümüzdeki süreçte hep beraber göreceğiz” dedi.

Bakan Yardımcısı Young Hak Kim de, şu ana kadar Türkiye’de bir ortakları olmadığını söyledi.

Ak Parti’nin acı günü

Evinin önünde uğradığı silahlı saldırı sonucu yaralanan Amasya’nın Taşova ilçesine bağlı Esençay beldesinin AK Partili Belediye Başkanı İlhan Arduç (49) tedavi gördüğü hastanede öldü.Edinilen bilgiye göre, önceki gece silahlı saldırı sonucu yaralanarak Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesine kaldırılan İlhan Arduç, müdahaleye rağmen kurtarılamadı.

Esençay Belediye Başkanı İlhan Arduç (49), evine giderken kimlikleri henüz belirlenemeyen kişi veya kişilerin silahlı saldırısına uğramıştı. Vücuduna 3 mermi isabet ettiği belirtilen evli ve 2 çocuk babası Arduç, ağır yaralı olarak Amasya Sabuncuoğlu Şerefeddin Devlet Hastanesine sevk edilmişti.

İki dönemdir AK Parti’den belediye başkanlığı görevini sürdüren Arduç’a yönelik saldırıyla ilgili soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.

Akıllara durgunluk verecek durum

Polis 4 bin kişinin apartman girişindeki zilini çalarak, kapıyı açıp açmayacaklarını test etti. Çaldıkları bir zilde ”kim o?” sorusuna ”hırsızım” diye cevap verince kapı açıldı. İşte detaylar…Adana Emniyet Müdürlüğü, hırsızlık olaylarına karşı vatandaşların dikkatini çekebilmek için 4 bin kişinin apartman girişindeki zilini çalarak, kapıyı açıp açmayacaklarını test etti. Kentte 2006′da pilot bölge olarak faaliyet geçirilen Toplum Destekli Polislik (TDP) Şube Müdürlüğü, eski bekçilik gibi ”mahallenin polisi” kavramını yeniden oturtarak, hem sorumluluk alanlarındaki bölgeleri daha güvenli ve huzurlu hale getiriyor, hem de halkın ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor.

TDP ekipleri, evlerden hırsızlık olaylarını azaltabilmek, vatandaşın duyarlılığını ve güvenlik önlemlerini artırabilmek amacıyla çeşitli yöntemlere başvuruyor.

Ekipler son olarak vatandaşların, apartman veya daire kapılarını zili her çalana açıp açmadıklarını denemek için, sokağa çıktı. 90 polis, sorumluluk alanlarındaki mahallelerde 300 apartmanı ziyaret ederek, kapı zillerine teker teker bastıktan sonra ayrıldı. ”Zil uygulaması” sonucu 4 bin kişiden 2 bin 23′ü, zili çalanın polis olduğunu bilmeden kapılarını açtı. Zilleri çalınanlardan 572’sinin ise evde olmadığı belirlendi.

Apartman zilleri çalınan vatandaşlardan bazıları her hangi bir şey sormadan kapıyı açarken, bazıları ”kim o?” sorusunu yöneltti. Ancak, bunların da çoğu, ”tüpçü, sütçü, sucu, elektrikçi, bakkal” diyen polise ikinci bir soru yöneltmeden kapılarını araladı.

-”KİM O” SORUSUNA ”HIRSIZIM” KARŞILIĞINI ALMASINA RAĞMEN…-

Ekipler, Yeşilyurt Mahallesi’ndeki Evren Sitelerinde ise akıllara durgun verecek bir durum ile karşılaştı. Apartmandaki vatandaşların yüzde 90′ının kapıyı açtığını gören ekip, son olarak çaldıkları bir zilde ”kim o?” sorusuna ”hırsızım” diye cevap verdi.

Bu cevap karşısında polisten yardım istenileceğini düşünen ekip, kapının açılmasıyla şaşkınlık yaşadı. Bunun üzerine kapıyı açan daire ile görüşen ekipler, 17-18 yaşlarında bir gençle karşılaştı. İsmi açıklanmayan genç, ”Üniversiteye hazırlanıyorum, bu nedenle çok dalgınım. Dediğinizi tam olarak anlamamıştım” diye savunurken, polisler kendisinin ve komşularının güvenliği için daha dikkatli davranması konusunda uyarıda bulundu.

-İKİNCİ KEZ ZİLLERİ ÇALDILAR-

Emniyet Müdürü Mehmet Salih Kesmez, uygulama sonucunda çok sayıda vatandaşın hırsızlık olaylarına karşı bilinçsiz hareket ettiğini belirlenmesi üzerine, aynı dairelere yeniden uygulama yapılması talimatını verdi.

TDP ekipleri, ikinci kez sokağa yönelerek, kapıları bir kez daha çalmaya başladı. Adresleri belirli 4 bin kapı zilinin yarısına ilişkin uygulamayı bu hafta içinde tamamlamak için çaba sarf eden ekipler, Güzelyalı Mahallesi’ndeki uygulamalarında bu kez daha az kişinin sorgusuz kapıyı açtığını belirledi.

Bununla yetinmeyen ekipler, tek tek daireleri ziyaret ederek, uyarı broşürleri dağıttı.

-UYARILAR-

Ekiplerin dağıttığı broşürlerde, ev sahiplerinin her zilde yakınlarının geldiğini düşünmemeleri gerektiği uyarısında bulunularak, şu ifadelere yer verildi:

”Çocuklarınıza kapıyı açtırmayın. Size gelmeyen kişilere kapıyı açmayın. Kapı zillerinin üzerine ismin ilk harfi ve soy ismin tamamı yazılmalı. Siz evde yokken evinizi kollayacak olan komşularınızdır. Çevrenizde olup biten olaylara duyarsız kalmayın. Apartmanınızın merdiven boşluğunda veya evinizin etrafında gördüğünüz şüpheli şahısları 155 Polis İmdat’a bildirin. Mahalle polisinizi tanıyın ve çevrenizdeki şüphelendiğiniz olayları paylaşın. Komşularınızın uzun süreli yokluklarında posta kutusunda zarfların birikmemesini sağlayın. Taşındığınız evin kapı kilitlerini değiştiriniz. Evden çıkarken kapı ve pencerelerin açık bırakmayınız. Kapı kolu ile kapatılan kapılar güvenli değil, iyice kilitleyin. Kapınıza evde olmadığınızı belirten notlar asmayın.”

Emniyet Müdürü Kesmez, uygulamayla vatandaşın duyarlılığını artırmayı amaçladıklarını vurguladı.

Çok sayıda vatandaşın halen bilinçsiz şekilde kapılarını tanımadıkları kişilere açtığını anlatan Kesmez, şöyle konuştu:

”4 bin evin kapı ziline basıldı. Butonu basılır basılmaz hemen kapılar açılıyor. Tekrar bu evlere arkadaşlarımızı gönderiyoruz. Halen ders almayanlar unutmasın ki üçüncü seferdeki polis olmayabilir. Lütfen sorun, bakın. ‘Polis’ bile diyebilirler. İyice emin olmadan kapınızı açmayın. Israrla kapıyı çalmaya devam ederse, 155′i arayın. Biz gelir bakarız, yorulmayız. İstiyoruz ki hiç bir vatandaşımızın burnu bile kanamasın. Diyafonlu kapı sistemleri takarsak, birçok suçu önleriz.”

Televizyondaki cihazın sırrı çözüldü

Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’nin makam odasındaki televizyonda bulunan dinleme cihazının İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden alınan kararla konulduğu bildirildi.Edirne Cumhuriyet Başsavcısı Selami Hatipoğlu, Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’nin makamındaki plazma televizyonunda 8 Ocak 2010 tarihinde bulunan dinleme cihazıyla ilgili soruşturmanın takipsizlikle sonuçlandığını söyledi.

Takipsizlik kararını İstanbul 13 Ağır Ceza Mahkemesi’nden gelen yazı üzerine verdiklerini anlatan Hatipoğlu, şöyle dedi:

“Dinleme cihazıyla ilgili şikayet ile ilgili, mahkemenin dinleme kararı olduğu için 10 gün önce takipsizlik kararı verildi. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, dinleme ve izleme cihazlarını 2009 yılının ilk 6 ayı için suç u önlemek amacıyla “Ön dinleme kararı” almış. Bu karara istinaden bu cihazlar konulmuş. Mahkeme kararı yasal kabul edildiği için olayla ilgili takipsizlik kararı verildi.”

Edirne Belediye Başkan Yardımcısı Namık Kemal Döleneken de yaptığı açıklamada, kendilerine bu konuda sözlü olarak bilgi verildiğini, ancak resmi bir yazının gelmediğini belirtti. Döleneken, resmi kararın ellerine ulaşması halinde görüş belirtebileceklerini kaydetti.
Edirne Belediyesi’nde 11 Aralık 2009 tarihinde Makine İkmal Bakım ve Onarım Birimi Şefi Ünal Kant’ın odasındaki oda parfümü aletinin içinde dinleme cihazı bulunmuş, cihazın Edirne Emniyet Müdürlüğü’nce konulduğu ve operasyon sonrası unutulduğu açıklanmıştı.

Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi’nin 8 Ocak 2010 tarihinde makam odasındaki televizyonda ses kartı, görüntü kartı, FM vericisi, görüntü ve ses aktarıcı komple sistem bulunmuştu.

Bunun üzerine Sedefçi, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş, TBMM Telekulak ve Bilgi Teknolojileri Komisyon Üyesi Tacidar Seyhan ile birlikte basın toplantısı düzenlemiş, ardından da suç duyurusunda bulunmuştu.

Rijkaard’a ‘Kasap futbolcu’ davası

Antalyasporlu futbolcu Yalçın Ayhan, Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard’a manevi tazminat davası açacağını söyledi.Ayhan, sezonun ilk yarısında oynanan Antalyaspor-Galatasaray maçından sonra sarı-kırmızılı teknik adamın kendisine yönelik “kasap futbolcu” ve “kasti sakatlama yapıyor” şeklindeki ifadelerini mahkemeye taşıyarak tazminat davası açacağını belirtti.

Sezonun 2. yarısında Ali Sami Yen’de oynanan Galatasaray-Antalyaspor karşılaşmasında, Rijkaard’ın ilk maçta yaptığı bu açıklamalar nedeniyle taraftarın hakaretine uğradığını ifade eden Ayhan, şöyle konuştu:
“Pozisyonla ilgili olmamasına rağmen Rijkaard, kamuoyuna karşı beni küçük düşürücü ve suçlayıcı ifadelerde bulundu. Bu açıklamalar nedeniyle Ali Sami Yen’deki maçta ağır küfürlere ve hakarete maruz kaldım. Manevi tazminat davası açıyorum. Davayı kazandığım takdirde parayı bir hayır kurumuna bağışlaşacağım.”

Next Page »