'Cinsellik'

Cinsellikte doğru bilinen yanlışlar

CİNSEL HASTALIKLAR TUVALETTEN BULAŞABİLİR

Cinsel hastalıkların tuvaletten bulaşabileceği düşüncesi yanlıştır. Çünkü cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların vücudun dışında uzun süre yaşaması mümkün değildir. Aynı zamanda bu enfeksiyonların tuvaletteki idrardan geçmesi mümkün değildir. Uzmanlar cinsel hastalıklar hakkında üzülmek için öpüşmekten, ilişkiye girmekten korkun derken korunmanın da önemine dikkat çekiyorlar.

Devamı »

Resimli Cinsel pozisyonlar

Cinsel Pozisyonlar Resimli Anlatımlı Pozisyonlar Cinsel Pozisyon Pozisyon Cinsel

Öncelikle Burada yazılanlar sadece saglık amacı ile yazılmıştır farklı yönlere çekmeyin

Cinsel ilişki sırasında erkeğin eşini uyarması için çeşitli pozisyonlarda birleşme tekniğini uygulayabilirler. Aynı eşle yıllar boyu beraber olan çiftler değişik teknikleri uygulayarak cinsel hayatlarına renk katabilir, daha çok zevk alabilirler. Aşıda resimli olarak cinsel birleşme pozisyonları yer almaktadır.
İLİŞKİ POZİSYONLARI

11
En alışılmış pozisyon, erkeğin üstte, kadınla yüz yüze olduğu pozisyondur. Kadınların çoğu bu pozisyonu yeğler. Bir çift, birleşmeye bu pozisyonla başlayabilir; erkeğin orgazmını geciktirmek amacıyla, birleşme sırasında pozisyon değiştirebilir ve daha sonra birlikte orgazm için en uygun pozisyon olan misyoner pozisyona dönülerek birleşmeye son verilebilir
22

Misyoner pozisyonu, öteki pozisyonların çoğundan daha elverişlidir. Birleşme daha az derin, uzun süreli ve duygusal ya da derin, kısa süreli ve sert olabilir
33
Bu pozisyonda, kadın erkeğin ağırlığından kurtulmuş olduğundan pelvis darbeler yapabilir ve birleşmenin derrinliğini duyabilir. Erkek onu serbestçe okşar ve orrgazmı geciktirebilir. Bu pozisyon özellikle kadının kısa ve erkeğin uzun olduğu çiftler için uygundur

a1
Ayaktaki pozisyonlar genellikle aceleyle, gizli ve rahatsız koşullarda uygulanmaktadır. Bazı pozisyonlar erkeğin eşini yerden kaldırmasını gerektirir. Bu boy sorununu ortadan kaldırır. Ancak erkeğin yorulmasına neden olabilir. Daha kısa olan eş bir eşyanın, örneğin, kalın bir kitabın üstünde ayakta durabilir
ay2
Bununla beraber, en iyi koşullarda bile eşlerin boyları farklı ise durum zorlaşır.image7065
Hatta bazı pozisyonlar, öteki birleşme şekillerinin çoğunu olanaksız kılan fiziksel koşullarda olan kişilere özellikle uygundur.

ÖZEL İSTEKLERE CEVAP VEREN POZİSYONLAR:

Yeni duygular tatma isteği, insanların çoğunu cinsel birleşmede mümkün olan yüzlerce pozisyonu denemeye itmektedir. Daha az kullanılan pozisyonlardan bazıları ise yeniliğin ötesinde bazı fiziksel ve psikolojik sorunları çözümlemeye yarar. Gebe bir kadın için, şişman olan eşler, sırt ağrısı çekenler, penisi kısa olanlar için ve eşi kendisinden uzun ya da kısa olanlar için hiç denenmemiş hatta düşünülmemiş bir pozisyon en iyisi olabilir. Doğru pozisyonun seçimi, hiç orgazma varamayan bir kadının orgazma varmasına ya da iktidarsız bir erkeğin sorununun üstesinden gelmesine, hatta görünüşte kısır olan bir çiftin çocuklarının olmasına yardım edebilir.

Sizinle sevişmek istemiyor mu?

Uzun süreli ilişkilerde kadını ve erkeği cinsellikten soğutan nedenler nelerdir, hangi davranışlar partneri cinsellikten uzaklaştırır?Cinsel iletişim, sağlıklı cinsellikte en önemli belirleyicilerden biri olarak görülüyor. Türkiye Psikiyatri Derneği Bilimsel Çalışma Koordinatörü Uzm.Dr. Ejder Akgün Yıldırım, cinsel iletişimden ne anlamak gerektiğini şöyle özetliyor:

“Çiftlerin birbirleri hakkında konuşabilmeleri, cinsel doyumlarıyla ilgili olumlu bir dille yorumlar yapabilmeleri ve cinsel hazlarını artırmak için kabul edilebilir taleplerini ifade edebilmeleri.”

Uzun süreli ilişkilerde kadını ve erkeği cinsellikten soğutan nedenler nelerdir, hangi davranışlar partneri cinsellikten uzaklaştırır? Dr. Yıldırım’a göre, bu noktada da devreye cinsel iletişim giriyor.

ZORLAMAYIN, KIRICI VE AŞAĞILAYICI OLMAYIN

“İletişimde kullanılan dil çok önemli çünkü insanlar cinsellikle ilgili çok çabuk incinirler. Cinsellikte dolaylı iletişim kullanılır, cinsel sınırların aşılmaması gerek. Çiftler, birbirlerinin isteklerine ve cinselliği ne şekilde yaşamak istediklerine saygı göstermeli. Birinin istediği cinsel eylem diğerine uymayabilir, cinsel eylemde ortaklaşılmalı. Zorlama, isteksizliğe neden olur, cinsellik sırasında kırıcı ve aşağılayıcı tutum isteği azaltır.”

BASİT KIRGINLIKLARI ABARTMAYIN

Yıldırım uzun süreli ilişkilerde, ilişkinin kendisinden kaynaklanan sorunların da cinselliğe yansıyabildiğini ve isteksizliğe neden olduğunu söylüyor. Bazı sistemik hastalıklar ve alışkanlıklar da cinsel isteksizliğin nedenleri arasında.

“Basit kırgınlık, dargın, anlaşmazlık ve kavgalardan, aldatma gibi ciddi sorunlara kadar pek çok sorun cinselliği etkiliyor. Yaşla birlikte sosyal yaşama daha fazla yoğunlaşma, gebelik veya doğum sonrası kaygılar cinsel ilgilinin azalmasına yol açabilir.

RUHSAL TRAVMA VE STRES ÇOK ETKİLİ

Hormonal düzensizlikler, endokrin hastalıklar, nörolojik hastalıklar, diyabet, tiroid hastalıkları gibi fiziksel, depresyon ve kaygı bozuklukları gibi ruhsal sorunlar, maddi kayıplar, yas dönemi, tayin, tartışma, işten çıkarılma gibi stresli yaşam olayları ile geçmişte ruhsal travmaya maruz kalma önemli isteksizlik nedenlerindendir. İlaç, alkol ve madde kullanımı da cinsel isteği etkiler.

CİNSEL TABULARIN ESİRİ OLMAYIN

Sosyal tabular, kadınların yaşlandıkça cinsellik yaşamalarının ayıp kabul edilmesi, cinselliği daha çok üremenin parçası gibi görme, toplumun belirlediği kimlikler ve sınırlar içinde cinselliği yaşamaya çalışma, cinselliği istemenin ahlaksızlık olarak düşünülmesi gibi kültürel nedenler de etkili.

ALDATMA ÖNEMLİ KIRILMA NOKTASI

Ancak en sık görülen neden, ilişkideki sorunlardır. Bunların başında aldatma gelir, aldatmanın yarattığı etki cinsel sorunlarda çok önemli. Sık görülen nedenlerden biri de bir başka cinsel problem sonrası cinsel ilişkiden kaçınmadır. Bunlar erkeklerde sertleşme sorunu, ağır erken boşalma, kadınlarda uyarılmama, ıslanmama ve vajinismus olabilir.”

HER ÜÇ KİŞİDEN BİRİ CİNSEL SORUN YAŞIYOR

Dr. Yıldırım, cinsel işlev bozukluklarının bir yönüyle toplumda en sık görülen tedavi edilebilir sorunlar olduğunu söylüyor. İstatistiklere göre, her üç kişiden biri cinsel sorun yaşıyor. Vajinismus yüzde 6-10, erken boşalma yüzde 30, istek bozuklukları yüzde 20, sertleşme sorunu yüzde 20, kadında orgazm bozukluğu yüzde 30 oranında görülüyor. Bu oranlar yaşla birlikte artma veya azalma eğilimi gösterebiliyor. Cinsel isteksizliğin psikolojik mi yoksa fizyolojik nedenlerden mi kaynaklandığını anlamak için bir kaç tetkik yaptırmak yeterli oluyor.

DEPRESYON DOĞRUDAN CİNSEL İSTEKSİZLİK NEDENİ

“Çoğu zaman ayrıntılı tıbbi öykü tanı için yeterlidir. Hormonal tetkikler, kan tahlilleri yapılır, varsa kullanılan ilaçlar değerlendirilir. İsteksizliğe neden olabilecek hemen her hastalık tanı sürecinde düşünülmelidir. Doğrudan cinsel isteksizliğe neden olan hastalık ise depresyondur. Çoğu zaman cinsel isteksizlik depresyonun ilk belirtisidir. Neden, sistematik bir hastalık veya ruhsal sorunlar olsa da ileri dönemde psikolojik faktörler isteksizliği artırır. Sonuç olarak her koşulda isteksizliğin en önemli nedeni doğrudan ya da dolaylı olarak psikolojik faktörlerdir.

CİNSEL EGZERSİZLE İSTEKSİZLİK TEDAVİSİ

Cinsel isteksizlik tedavisinin istismara açık bir konu olduğunu ve ciddi bir pazar yarattığını belirten Dr. Yıldırım’a göre, tanı konduktan sonra atılacak ilk adım, profesyonel yardım almak.

“Sorun yaşayan çiftler cinsel tedavi alanında çalışan bir psikiyatriste başvurmalı. Nedene yönelik tedavi uygulanır ancak bu tedavi her koşulda psikoterapi içerir. Cinsel terapi, içinde cinsel egzersizlerin de olduğu çifte ya da bireye özgü tedavilerdir. Cinsel terapiler uzun yıllardır uygulanıyor. Özellikle cinsel isteksizlikte olası hemen her faktör göz önünde tutularak başarıyla tedavi ediliyor. Tedaviler sadece sorunu yaşayana uygulanmıyor, eşin de tedavide bulunması isteniyor.”

ORGAZM OLMAYI AŞIRI ÖNEMSEMEYİN

Mutlu cinsellik için hangi davranışlardan uzak durulmalı?

“Her şeyden önce iletişim sağlanmalı, yanlış cinsel inanışlardan uzak durulmalı. Cinselliği cinsel birleşmeden ibaret görme, cinsel ilişkiyi başarılı olmak zorunda kalınan bir sınav gibi algılama, orgazm olmayı aşırı önemseme yanlış inanışların en sık rastlananları. Sevgi ve aşk dolu bir ilişki için birbirini anlama, olumlu bir iletişim şekli, birbirlerinin isteğini artıracak ve saygı duyacak tutumlar ve cinsellik ile ilgili tabulardan uzak durmak mutlu bir cinsellikte etkili rol oynuyor.”

Uzaktaki sevgiliyi webcam dan etkilemenin yolları

Uzak mesafeli bir ilişki yaşıyorsunuz ve erkek arkadaşınızla sadece internet üzerinden görüntülü olarak görüşebiliyorsunuz. Bu tüyolarla erkek arkadaşınızı uzakta da olsa kendinize aşık edebilirsiniz.Uzun mesafe ilişkilerde iletişim şimdiye kadar hep problem olmuştu. Internet devrimi sonrasında yüksek kalitede görüntülü iletişim de sağlayan platformların devreye girmesiyle şimdi global bir köy olan dünyamızda bu sorun ortadan kalkmış görünüyor. Şimdi yeni akım ‘Video Dating’ ve video dating’in de kendine göre olmazsa olmazları var. Siz de sevdiğinden uzakta yaşayan ve Skype gibi mükemmel kalitede görüntülü, üstelik de hesaplı, görüşmeler sağlayan sistemleri kullananlardansanız bu yazı tam size göre…

İşte size webcamde erkek arkadaşınıza güzel görünmek için birkaç ipucu…

Uzak mesafeli bir ilişki yaşıyorsunuz ve erkek arkadaşınızla sadece internet üzerinden görüntülü olarak görüşebiliyorsunuz. Neyse ki Skype sunduğu yüksek ses ve görüntü kalitesi sayesinde sevgiliniz sanki yanınızdaymış gibi hissetmenizi sağlıyor. Görüntü bu kadar net olunca da size güzel görünmek için biraz daha fazla çaba sarfetmek düşüyor.

İşte size webcam’de daha güzel görünmenizi sağlayacak birkaç ipucu:

1) Gülümseyin ve kameraya bakın

Birisiyle iletişim kurarken ilk hatırlamanız gereken kural: Gülümsemek.
Konuşurken yüzünüzde sıcak bir ifadeyle gülümsemekten daha çekici hiçbirşey olamaz. Gülümserken direkt göz teması kurmayı da unutmayın. Konuşurken gözlerinizi odanın içinde dolaştırmak veya başka bir yöne bakmak sizi güvenilmez ve tepkisiz gösterir. Konuştuğunuz kişi özellikle erkek arkadaşınızsa sizin tüm dikkatinizi hak ediyor, bunun için kameraya odaklanın ve içten bir şekilde gülümseyin.

2) Renklerinizi seçerken dikkatli olun

Genelde mavinin tonları webcam’de çok iyi görünürken, kırmızı ya da mor gibi sıcak renkler parlayabilir. Ayrıca puantiye veya çizgili gibi desenler düz renk kumaşlara göre daha az çekicidir.
Bu nedenle renk seçerken gözü yormayacak, desen seçiminizde de karşınızdaki kişinin dikkatini dağıtmayacak kıyafetler tercih edin.
3) Saç ve makyaj

Skype’ın sunduğu yüksek kalitedeki görüntü teknolojisi ile ufak detaylar bile görülebilir hale gelirken bayanların da kendilerine daha fazla bakım yapması gerekiyor. Saçınızda uçuşan teller varsa bunları örneğin sabitleştiricilerle yatıştırmak ya da sürekli gözünüzün önüne gelen saçlarınız varsa tokayla tutturmak konuşma sırasında sürekli saçınızla uğraşmanızı engeller. Saçın yanısıra makyaj da önemli tabii ki. Dediğimiz gibi yüksek görüntü kalitesi daha fazla detayı görülebilir kılıyor.
Her tür ışıkta yumuşak bir etki sağlayacak bir fondöten, çizgileri ve cildinizdeki çukurları kapatacak bir pudra ve dudakları dolgun ve parlak gösterecek bir ruj size önerebileceklerimiz arasında.

4) Arka plan

Görüşme esnasında kameranın odağında siz olsanız da arka planda nelerin görülebileceği de önem taşıyor. Kameranızın açısını iyi ayarlayın ve odanızın derli toplu olmasına dikkat edin. Dikkat dağıtacak objelerden kaçının.

5) Işıklandırma

Odada yeterince ışık olması gölgeler oluşmasına engel olacaktır ve ekranda sert bir yüz ifadesi ile görünmenizi engelleyecektir.

6) Not alın

Konuşma öncesinde nelerden bahsetmek istediğinizi kısa şekilde not alırsanız hem unutmazsınız, hem de düşünmek için sessizliğe bürünüp konuşmayı kesintiye uğratmazsınız. Ayrıca konuşma sırasında da not alarak karşınızdakinin söylediklerine getireceğiniz yorumları gözünüzün önünde tutabilirsiniz.

Evlilik aşkı öldürüyor mu?

‘Flört ederken her şey farklıydı’ diyen kaç çifte rastladınız bugüne kadar? Aslında cevabı tahmin etmek hiç de zor değil. Birine âşık oluyor, İşte bu benim hayatımın sonuna kadar birlikte olmak istediğim insan diyor ve evleniyorsunuz. Sonrasında ne oluyor da, ilk günler bir gün bile görmemeye dayanamadığınız insan, aynı evin içinde size yabancı olmaya başlıyor. İşte bu soruyu işin uzmanı Psikolog Alanur Özalp’e sorduk ve kendisinden ilginç yanıtlar aldık.

Evlilik aşkı gerçekten öldürüyor mu, yoksa aşk, evliliğin içinde bir yerlerde mi saklanıyor?
Bir çiçek aldığınızı düşünün; eğer o çiçeğe su vermezseniz, altını çapalamazsanız, gübresini vermezseniz, o çiçek ölür. Evlilik de aynı şekildedir. Emek verirseniz, bununla ilgili çalışır ve düşünürseniz, bunların karşılığını alabiliyorsunuz. Evlendik iş bitti diye düşünürseniz, evlilik tabii ki aşkı öldürür. ‘İmzayı attım, garantiye aldım’ diye düşünmek yanlıştır.’İmzayı attır, yeter’ denilir; oysa bu doğru değildir.
Erkek ve kadının evliliğe bakış açıları çok mu farklı?
Erkeklere sorarsak evlilik aşkı öldürüyor; kadınlara bakarsak öldürmüyor. Kadınlar için daha güzel bir birliktelik, daha sıcak bir ilişki oluşuyor. Erkek ve kadının bakış açısı farklı. Genel olarak düşündüğümüzde erkekler evlilikten kaçtıkları için aşkı öldürüyor. Çünkü erkekler’Ne kadar keyif yapabilirsek yapalım, ne kadar çok kadınla birlikte olursak olalım’ diye düşünüyorlar. Evlilik aşkı öldürüyor, biz aşkımızı öldürmeyelim diye düşünüyorlar. Kadınlar ise bir an evvel evlenmek istiyor. Çünkü aile baskısı var; iş yerinde baskı var. Zaten üniversiteyi bitirdikten sonra belirli bir yaşa gelmiş oluyor. Çevredeki baskı da evde kalma korkusuyla birleşiyor.Bir adamı evliliğe razı edemedin, razı et gibi baskılar yapılıyor. Çünkü, kadın sevgili bulsa bile yine evlenme konusunda baskı oluşuyor. Bazen bize gelen kişilerin anlattıklarından nişanlılık dönemlerinde bu işin yürümeyeceğini fark ettiklerini anlıyoruz; fakat aile o kadar baskı içinde ki, bu evlilikten vazgeçerlerse ailede sanki herkes intihar edecekmiş gibi düşünüyorlar. Bir türlü o dönemde ayrılamıyorlar; fakat evlendikten sonra bu adamın kendisi için doğru olmadığını anlıyor. Ondan sonra ayrılma yoluna gidiyor. Bu aşamada hepimizin üzerinde, özellikle kadınların üzerinde baskı oluşuyor. Kadın ayrılmak istediği zaman ayrılamıyor, evlenmek istediği zaman da, baskıdan gözünü açıp, ‘Bu doğru adam mı?’ diye düşünemiyor.
Evlilikte yaşanan bu sorunların altında cinselliğin etkisi ne oluyor?
Cinsellik evlilikte çok önemlidir. İşin başında çiftler, genelde seks konusunda tecrübesiz olurlar. Bunun için seksi erteleyelim diye düşünüyorlar ve erteleme olayını kabul ediyorlar. Bazen de çiftlerin işleriyle ilgili yoğunluklar varsa, veya ekonomik sıkıntılar varsa bu tür sorunlara o kadar yoğunlaşıyorlar ki, seksi başka bir kenara koyuyorlar. Bir süre sonra birbirlerinden uzaklaşmaya başlıyorlar. Bu da bir süre sonra öfkenin başlamasına neden oluyor. Birbirlerine karşı kırgınlıklar, dargınlıklar ön plana çıkmaya başlıyor. Evliliğin ilk yıllarında her söylenene inanıyorlar. Mesela biri diyor ki, Günde iki defa yapın onlar da iki defa yapıyorlar. Bir diğeri diyor ki ‘Günde iki kere yapılır mı, haftada iki kere yapacaksın’ o zaman haftada iki defa yapıyorlar. Ne yaptıklarını bilemez hale geliyorlar ve kendilerinden çok emin olamıyorlar. Bazen utanma duyguları işin içine giriyor. Bir süre sonra birbirlerini tanımaya başlıyorlar. Vücutlarının her bir parçasının ne anlama geldiğini, nerelerinin, nasıl okşanması gerektiğini öğrenmeye başlıyorlar. O nokta önemli. Fakat o noktaya kadar bir takım olumsuzluklar yaşanmışsa, onları geriye doğru ittiyse, oradan sonra o noktayı bulmaları gecikiyor ve hassas noktaları bulamayabiliyorlar. O zaman da bir şekilde seks, çok gerekli değil, olmasa da olur, gibi bir bakış açısına giriyorlar. Bunlar tehlikeli noktalar.

Bu durumun, yetiştirilme tarzıyla bir ilgisi olabilir mi?
Bizde özellikle aile büyükleri çocuklarını büyütürken, sakın konuşmayın özellikle kadınlara, eşiniz sizin tecrübeli olduğunuzu düşünür, aklına kötü şeyler gelir gibi yanlış şeyler söylenir. Bilmezi oynayın derler. Bilmez bir kadınla bir şey yapmak çok da keyifli gelmez diye düşünüyor insan. Onun için de çiftler, bu konularda önyargılar, eksik bilgiler nedeniyle hayatında bazı şeyleri uygulamaya sokamayabiliyor. Anne ve babasından seks çok da önemli değil gibi şeyler görüyorsa, o da böyle düşünmeye başlayabiliyor. Aile yaşantısı bu nedenle çok önemli. Aile içinde, kadına değer veriliyor mu, erkeğe değer veriliyor mu, bunlar da çok önemli. Kadın sadece okşanılan bir obje mi, yoksa aynı zamanda konuşabilen, düşünebilen bir obje mi. Özellikle kadınlar sekse bakarken, ‘Sadece o iş için bana değer veriyor’ diye düşünüyor ve o işten soğuyorlar. O işten nefret ediyorlar. Bu nedenle de sekse yeteri kadar değer vermiyorlar, yeteri kadar vakit ayırmıyorlar. Hatta kızıyorlar. Tam tersine hareket ediyorlar. Seksi olmamaya, eşine dokunmamaya çalışıyorlar. Dokunursam uyarılır ve benden seks talebinde bulunur, diye düşünüyorlar. Bir şekilde iki kişi evliliği bilgisizlikten, bazen yanlış inançlardan, bazen de toplumsal baskılardan tatsız bir hale getirebiliyorlar.

Cinsel İsteksizlik

Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. “Fazla cinsel arzu duymamak” da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az “düşkündürler”.

Bazı bireyler de yukarıdakinin aksine cinsel yönden fazla arzulu olmadıklarını düşünürler. “Fazla cinsel arzu duymamak” da çoğu durumda yapısal bir özelliktir ve birey baştan beri böyledir. Bazı insanlar yapısal olarak cinselliğe daha az düşkündürler”.

Bazen bir birey hayatının belli bir döneminde diğer dönemlerine göre daha az cinsel arzu duyduğunun farkına varabilir.

Cinsel arzunun anormal bir şekilde düşük olduğunun belirleyicisi, bu arzu azalmasının kişiyi rahatsız etmesi veya kişinin
eşiyle olan ilişkilerini olumsuz etkilemesidir. Bu tanımın dışında kalan “azalmış cinsel arzu” anormal kabul edilmez

Cinsel arzuyu etkileyen faktörler

Kişisel özellikler

Bir önceki konuda belirtildiği gibi hem erkeklerin hem de kadınların cinselliğe olan ilgileri değişkendir. Bazı kadınlar diğerlerinden daha
“isteksiz”, bazıları ise “çok aşırı istekli” görünebilir.

Bazı kadınların cinselliğe olan ilgileri yüksek olmasına rağmen cinsel ilişkiye olan ilgileri daha zayıf olabilir. Bu kadınlar cinsel ilişkiden
daha çok yakın temasa ve dokunulmaya önem verirler. Mastürbasyon da kadınların sıklıkla uyguladığı bir cinsellik ifadesi olup kadının
cinsel ilişkiye olan ilgisinden tümüyle bağımsız bir olaydır.

Yaş

Yaşlandıkça cinsellik arzusu ve cinsel ilişki sıklığı azalmakla birlikte kadınlar tüm hayatları boyunca cinselliğe olan ilgilerini ve cinsellikten aldıkları zevki sürdürürler.

Yaşlanmayla birlikte ortaya çıkan anatomik değişiklikler (vajinanın kısalması, daralması, duvarlarının incelmesi, elastikiyetinin azalması, dış genital bölgeler ve klitorisin duyarlılığının azalması gibi özellikler) nedeniyle vulva ve vajina daha duyarlı hale gelir. Ek olarak vajinada ve idrar yollarında daha sık enfeksiyon ortaya çıkar. Tüm bu etkenler kadında cinsel ilişki esnasında ağrı nedeni olabilirler.İlişki esnasında ağrı duyulması kadının cinsellikten “soğumasıyla” sonuçlanabilir. Düzenli olarak ilişkiye devam eden kadınlarda bu olumsuz değişikliklerin daha ender görüldüğü belirlenmiştir.

Cinsellikle ilgili çalışmalarıyla tanınan Masters ve Johnson yaptıkları çalışmalarda 20-50 yaş arasında kadın ve erkeklerin haftada
ortalama 2-4 kez ilişkide bulunduklarını, 50 yaştan sonra bu sıklıkta hafif azalma olduğunu ancak hem erkek hem de kadında cinselliğe ilginin ömür boyu devam ettiğini göstermişlerdir.

Gençliğinde cinsel yönden diğerlerine göre daha istekli ve aktif olan kadınların menopoz döneminde de diğerlerinden daha bariz olarak aktif oldukları da diğer bir gerçektir.

Yaş asla önyargılı bir şekilde cinselliği azaltan bir etken olarak görülmemelidir. Menopoz döneminde ve hatta en ileri yaşlara kadar
“kendisine bakmayı” bilen ve düzenli doktor kontrollerine giden kadın eşiyle uyumlu bir cinsel yaşamı ömür boyu sürdürebilir.

İlaç kullanımı

Çok çeşitli ilaçlar (yüksek tansiyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, depresyon tedavisinde kullanılan ilaçlar, sakinleştiriciler gibi) cinsel arzu ve diğer cinsel işlevler üzerinde olumsuz etkiler yapabilirler. Böyle durumlarda ilacın değiştirilmesi veya doz ayarlaması gerekebilir.

Hastalıklar

Jinekolojik sorunlar (gebe kalamama, düzensiz kanama gibi) veya dahili hastalıklar (tansiyon yüksekliği, nörolojik hastalık, kanser gibi) ve diğer çok sayıda hastalık cinselliği olumsuz yönde etkileyebilir. Etkili bir şekilde tedavi edildiklerinde genellikle cinsellik eski haline geri döner.

Geçirilmiş ameliyatlar

Rahimin herhangi bir nedenle ameliyatla çıkarılmış olması sonrasında geçici olarak cinsel arzuda ve diğer cinsel işlevlerde azalma
olabilir. Yine rahimle beraber yumurtalıkların çıkarılmış olması östrojen hormonunun azalmasına bağlı direkt olarak veya hormon
azalmasının genital dokular üzerindeki geriletici etkilerine bağlı olarak cinselliği olumsuz etkileyebilir.

Rahimin alınmış olmasının cinselliği kalıcı olarak olumsuz etkilediğine dair bir bilimsel veri mevcut değildir. Yumurtalıkların alınması
sonrasında östrojen hormonu tedavisi yapıldığında cinselliğin etkili bir şekilde sürdürülmesi mümkün olabilmektedir.

Gebe Kalma Korkusu

Genç bir kadın özellikle evlilik öncesi dönemde gebe kalma riskinin verdiği endişeyle cinselliğini uygun bir şekilde yaşayamayabilir. Etkili bir doğum kontrol yöntemi kullanmak bu endişenin ortadan kalkmasını sağlayabilir.

Cinsel yolla bulaşan hastalık edinme korkusu

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklardan birine yakalanma korkusu özellikle çok sayıda cinsel eşi olan veya çok sayıda cinsel eşi olan bir erkekle beraber olan bir kadında yerli bir korku olmalıdır. Bu tür hastalıkların genital sistemde ve hatta tüm vücutta yaratabilecekleri muhtemel hasarları önlemek için her kadının bu hastalıklardan korunmak için gerekli önlemleri alması önemlidir.

Hızlı hamile kalmanın yolları

Hamilelik bazen çok kolay elde ediliyormuş gibi görünse de oldukça karmaşık bir dizi olayın bir ahenk içinde işlemesi ile gerçekleşir. Beyinden bazı hormonlar salgılanır, bu hormonlar yumurtalıkları uyarır, yumurtlama her ay bir yumurta gelişecek şekilde düzenlenir. Yumurta büyüdükçe kendisi de hormon üretimine katkıda bulunur ve rahim iç zarının döllenmiş yumurtayı tutup ona iyi bir yatak oluşturması için kalınlaşmasını sağlar. Yumurta kesesi belli bir büyüklüğe gelince çatlar ve içindeki yumurta rahim kanallarının ucundaki saçaklı yapılar tarafından tutulur. Eğer bu sırada bir cinsel ilişki gerçekleşmişse ve sperm sayısı, yapısı, hareketliliği normalse yumurtayı dölleyebilir ve döllenmiş yumurta bölünmeye başlar. Bölünmeler devam ederken tüplerdeki yolculuk rahime doğru devam eder. Yaklaşık 5-7 gün gibi bir sürede embriyo rahim iç zarına ulaşır ve uygun ortam sağlanmışsa rahim iç duvarına gömülerek gebeliğin başlamasını sağlar.

Bu karmaşık olaylar dizisi içinde psikolojik faktörlerin önemli olduğu düşünülmektedir. Vücutta salgılanan stres hormonları beyinden salgılanan hormonların salgılanma düzenini etkiler. Beynin Hipatalamus bölgesinden salgılanan ile hipofiz bölgesinden salgılanan FSH ve LH gibi yumurta gelişiminde çok önemli olan hormonların düzen içinde salgılanmasını sağlayan GnRH adı verilen hormon, stresten önemli ölçüde etkilenir. GnRH salgılama düzeninin değişmesi yumurta gelişimini olumsuz etkileyebilir. Stresi azaltmanın en iyi yolu dikkati başka yöne kaydırmaktır. Kişinin kendisini rahatlatan uğraşlara yönelmesi (resim, müzik, el sanatları vb), ağır olmayan egzersiz, yoga, bahçe işleri gibi rahatlatıcı fiziksel çalışmalar yapması en çok tavsiye ettiğimiz yöntemlerdir.

Hamilelik isteyen kadının adetinin düzenli olması önemlidir. Düzenli adet görmek yumurta gelişiminin ve yumurtlamanın iyi bir göstergesidir. Uzun aralıklarla adet olmak, az adet olmak genellikle yumurtlama ve hormonlarla ilgili bir sorunu gösterebilir. En sık olarak da polikistik yumurtalık sendromunda 35-40 günde ya da 2-3 ayda bir adet gerçekleşir. Genellikle polikistik yumurtalık sendromunda ciddi yumurtlama problemi vardır. Çoğunlukla hamilelik elde etmek için ilaçlarla yumurtlamanın uyarılması gerekir. Çok kısa aralıklarla adet görme progesteron üretimi yetersizliğine bağlı olabilir. Progesteron yumurtalıktan üretilir ve rahim iç zarının hamileliğe hazırlanmasını sağlar. Progesteron hamileliğin devamı için de gereklidir. Eksikliğinde düşüklere neden olur. Hamileliğin ilk dönemlerinde progesteron kaynağı yumurtanın kendisinden oluşan korpus luteum adı verilen yapıdır. Hamileliğin 8-10. haftasından sonra plasentanın gelişmesiyle progesteron kaynağı plasenta olur.

Otobüste Önce Kızını, Evde Annesini

merhaba benım adım mert 20 yaşında yakışıklı biriyim genelde otobüse binerim kendı arabam olmasına rahmen cok dolu olan otobüs benı cok mutlu eder bide güzel kızlar varsa nese gene bole birgün durakta otobüs bekliyoruum neyse eve gideceğim bostancı otobusu geldı cok doluydu kendımı zar zor attım bir iki adım ilerimde cok güzel bir kız vardı ona ulaşmam lazımdı zaten arabaya binerken kız bir süzdü benı neyse kızın yanına geldım kıza istemesemde deyiyodum kızda bunu anlarmis gibi bana sırtını dondu ve sikim tam götünün deliğine deyiyodu kız hafif bir arkasını dondu şu camı kaparmısın dedı ve güldü ben bundan iyice etkilendım iyicene deydirmeye başladım kızda kendıini geriye dogru itiyordu birden bir el hissettım sıkımı elıyoru içimden dedim bu kız benden daha azgın dıye bende yavaşca etegini kaldırdın kız korkmaya başladı bende tırsıyorum biri görcek diye yavaşca amını elliyorum kız kendını kayb etmişti ve benimkını yavaşca sokuyorum amçıgına bir anda etraf onun amının kokusu oldu bu benı daha azdırmıstı ve sonunda kokledim hız ahh dedi yanındakı amca kızım birşeymi oldu dedi oda yok dedı neyse bir kaç gitgelin sonunda boşaldım ama kız boşalmamiştı kızın indigi yerde indim kız konusamıyordu sonunda adını soledı adı eda mıs annesiyle oturuyormus babası vefat ettmiş benı evine götürdü orda devam ettik sonra sevgili olduk annesiyle tanısştırdı benı ama annesi kızndan daha sexsiydi aradan zaman geçtı ben onların evine gittim ama biliyodum elaın evde olmadığını bile bile gittim kapayı caldım annesi actı dedim ayşe abla ela yokmu oda yok dedi buyur içeri dedi ben yok dedim başta ama sonra bi 5 dk oturıyım dedım içeri girdim annesi gercekten kızından daha guzeldı karşılıklı oturduk ama benım gözün annesini gögüslerindeydi oda farkına varmış bende dedi temizlik yapıyordum bu pis elbiseleri değiştiriyım tam giyindiği yer karşimdakı oda daydı ve kapısını hafif acıktı bende bundan yaralanıp onu dikizlıyodum ve 31 çekıyodum neyse geldi dizlerine kadar etek ve askılı badi vardı ee dedı anlat kızımlar aran nasıl bende ii dedim ben elımdekı anahtarı bilerek yere ettım ve onun altını görmek için eğildim ama resmen altına bakıyordum ve bana ne desın ordan bakma gel burdan bak ben hemen dudaklarına yapiştım 10 dk öpüştük bu hemen benım dalgayı aldı yalamaya başlıyordu cok güzel yalıyordu hemen etegini indirdin bende o dehset amını yalamaya başladım ben yaladık ca o inliyodu artık sok sok sok diye bağırıyordu ve amcıgına bir kökledim artık kendısını kaybetmiş di daha hızlı daha hızlı diyordu ben de hızlı hızlı sokuyorum ve kopek vaziyetıne aldım göt deliğini yalamaya başladım sonra sokmaya başladım biraz zorlansada girdi bir kac git gelden sonra ben onun ağzına boşaldı ve biraz seviştik ten sonra beraber banyo yaptık artık edayı da annesinide sikiyorum zaman buldukça

İştahlı Karım

3 yıllık evliyim.Karımla severek evlendik.Onun ilk erkeği oldum.Üç aya kadar herşey normaldi.Bir gün bana porna filmi getirmemi söyledi.Ben de iyi bir filim alıp gittim.fantazi olur diye düşündüm.filimde öyle filimdiki koca yaraklı hertürlü sex vardı.bu esnada bizde biryandan sevişiyorduk.Kadına filmde aynı anda hem önden hemde arkadan basıyorlardı.Karım bu neya bunu nasıl alabiliyorlar dedi.
Çünkü benimki 12 santim.Kadın sadece omu biliyor.Hem de iki tane.Ben hayatta alamam dedi.Bende onlarda bir zamanlar bakireydi ama şimdi alıyorlar alışmışlar dedim.Amma zevkli olur dedi.Alabilirmisin dedim.Bilmem dedi ama içi gidiyordu.Amına elledim Boşalmış gibiydi.Adan götten sikmeye başlamıştı.Bende karımın göt deliğini parmaklamaya başladım.Ses çıkarmadı.Oysa daha önceleri hep olmaz diyordu.Eğilip götünü yalamaya başladım oysa filme dalmıştı.Bir yandan da inliyordu.Sokayımmı dedim aacıtma dedi.Hemen sikimi ağzına verip azcık yalattıktan sonra daracık göt deliğine sokuverdim.Amı ve götü öyle dardıki acıyor dedi.Dinlemedim devan ettim.Çok hoşuna gitmişti.Ben boşalmıştım.Sikimi yıkama gittim.Gelince birde baktım ki karım deodran alıp amına sürtüyor.Neo onunu sokacan dedim acına sokarım dedi.Anını iyice yalayıp içine girdim.Beni götten sik dedi.Bende onu üzerime yatırm götten vurna başladım.Hem filmi seyrediyor hem inliyordu.Bir ara çığlık attı ben zevkten zannettim.Birde baktımki deodrantın yarısını içine almış sokup çıkartıyor.Alınıyormuş dedi. Geçen hafta bacanağa gittik.Kısa keselim.Erotik film çıktı televizyonda.Öyle etkilendikki.Karıma baktım bacanagımın pantoluna bakıyor.Baldız yanıdaki kotuğa oturdu.Oyun oynayalım dedi.Ne dedim.Okey dediler.Kim yenerse öbür çifte istediğini yaptırır dediler.Karım kabul dedi.Son elde yenildik.Baldız soyunacaksınız dedi.Bana biraz ters geldi ama karım başlamıştı bir kere.Bacanağın isteğine gelince.Karımın sikini yalamasını ve benim baldızın amını yalamamı istedi.Ben olmaz dedim.Söz verdiniz dediler.Baldız Kafamı tuttuu gibi amına yapıştırdı.Başladık yalamaya.Amının suları akmaya başlamıştı.ınliyordu.Bir ara karıma baktım.Oda ne.Bcanağı siki karımın iki eline sığmıyordı.Karım iki eliyle tutmuş gerisini ağzına almıştı.Baldız eğilerek benimkini ağzına aldı.Bayağı yaladıktan sonra beni arkadan sikermisin dedi.Olur dedim.Bu ara bacanak karımın amını ve göt deliğini yalıyordu.Baldız hiçi götten sikilmemişti.ıstemiş ama bacanağınkini alamamış.Öyle inliyorduki bacanakla karım bizi seyrediyorlardı.BOşalacağım zanam çıkardım baldız ağzına aldı.Oraya boşaldım hepsini yuttu.Biz bitmiştik.Karıma baktım.Bizi seyrediyordu ve yavaş yavaş sırtıstü yere yattı.Gel dedi.Ona doğru giderken bacanak sıra bende dedi.Sen zaten sikiştin azcıkta biz sikişelim dedi ve baldız beni tuttu.Baldız kocasının skini sıvazlayıp karımın amını yalıyordu.karım kendinden geçmiş sikin beni diye mırıldanınyıordu.Bacanak sikini karımın daracık amına dayadı ve sokmaya başladı.Karım geri kaçmaya çalışıyordu ama bacanak omuzlarından tutuyordu.Yavaş yavaş dibine kadar soktu.Biraz zaman sonra karım gözlerini kapamış ellerini bacanağın beline dolamış inleyerek mırıldanıyordu.Öyle zevk alıyorduki ona hak verdim.karım defalarca boşaldı.Bacanak yarağını çıkartıp karımın ağzına verdi.Benimkini yutmayan karım bacanağınkini yutmuştu.Etrafınıda yalamıştı.Bacanak karıma domal demişti.Karıma olmaz dedi.Bacanak bana güven dedi ve yalamaya başladı.Baldız karımı üzerime çekti ve amına soktum.Karım hala inliyor ve vıvıc vıcıktı.Biryandan da ağzında spermleri yalıyordu.Baldız karımın götünü açtı.Bacanak vyavaş hareketle içine sokmaya başladı.Karım bağırıyordu.Baldız ve bacanak onu tutuyorlardı.Baldızda bacanağın kalan yarağını yalıyordu.Karıımı bağırta bağırta dibine kadar soktu.Karımın gözlerinden yaş akıyordum.Bacanağın sikini karımın amından hissediyordum.Bir süre sonra karım alışmış delicesine kıvranıyordu.Bacanak arkaya ben öne boşaldım.Aynı şeyleri baldıza da yaptık.Ama o daha çok bağırdı.Karım artık beni dahaçok seviyor.Ara sıra görüşüp sikişiyoruz.

Kadınları anlama klavuzu

Eğer kadınları bir türlü anlayamamaktan yakınıyorsanız, söylediklerinin alt metinlerindeki kodları çözememişsiniz demektir. Aşağıdaki yazıya bir göz atarak, en azından birkaç konuda şifreleri kırabilirsiniz!

Söylediği: “Sinirli değilim.”

Demek istediği: “Sinirliyim.”

Eğer dudaklarını sıkarak “Sinirli değilim” diyorsa, sizin başınıza öreceği çorabı düşünüyordur. Sinirini geçirmek için, soru sormayı bırakıp bir an önce yüzünü güldürecek bir şeyler yapmanız gerekir. İşin zor yanı, kadınlar sinirlendikleri konuları asla unutmazlar. Bu yüzden sinirlerini yatıştırdıktan sonra konuyu sakince çözmeye çalışmanız yerinde olur.

Söylediği: “Seni kardeşim gibi görüyorum.”

Demek istediği: “Senden hoşlanmıyorum.”

Muhtemelen sizden hoşlanmıyor ya da hayatında başka biri var. “Bunu bana doğrudan söyleyebilirsin” ruh haline hiç kapılmayın, çünkü kadınlar bu tarz bir söylemin daha kırıcı olduğunu düşünürler. Böylesi durumlarda ona karşı bir adım daha atmamanız gerekir, yoksa kaçan kovalanır durumu yaşanacaktır!

Söylediği: “Arkadaşlarını seviyorum ama…”

Demek istediği: “Arkadaşlarını sevmedim.”

Arkadaşlarınızın hareketlerinden hoşlanmıyor belli ki… Onlarla zaman geçirmenize karışmak istemiyor. Siz de bilinçli bir erkek olarak onu peşinizden her yere sürüklemeyin. Yanlış anlaşılmasın, “Gelir misin” diye sormayı da ihmal etmeyin.

Söylediği: “Benimle yeteri kadar ilgilenmiyorsun!”

Demek istediği: “Benim ve ilişkimiz hakkındaki düşüncelerini merak ediyorum.”

Çok konuşmayan erkekler hakkında kadınların düşüncesi de sabittir. Bu yüzden farklı yollar deneyerek ağzınızdan laf almaya çalışırlar. Cımbızla da olsa! Bu cümle ile aklındaki soruyu yanıtlamanızı isterler, ama tabii ki böyle bir şey asla olmaz! Yapmanız gereken bu gizli soruya bir şekilde yanıt vermenizdir, aksi halde aynı soruyu farklı şekillerde sormaya devam eder.

Söylediği: “Nasıl görünüyorum.”

Demek istediği: “Daha çok ilgiye ihtiyacım var!”

İlişkiniz hakkında aklına takılan soru işaretleri var ve kesinlikle kendisiyle yeterince ilgilenmediğinizi, ondaki değişiklikleri fark etmediğinizi düşünüyor! Böyle düşünen bir kadın ilgisizlikten sıkılmıştır. Yapmanız gereken beğenmemiş olsanız bile “Üzerindeki sana çok yakışmış” demenizdir. Tabii bu sözcükler biraz da gerçeğe dayanmalıdır, çünkü samimiyetinizi test ediyor olacaktır.

Sinem VURAL – Hürriyet

Next Page »