Çiçeği Burnunda Bir Hayat!

hayatŞöyle çiçeği burnunda bir hayat istiyorsun; kim istemez? İstiyorsun ki, her şey senin emrinde olsun; olsun tabii!Beyaz atlı olmasa da, beyaz lüks arabalı bir sevgili istiyorsun. Akşam sekizde kapıya dayasın arabayı, komşuları çatlatırcasına, üstünde beyaz takım elbisesi, son derece yakışıklı, elinde bir demet beyaz gülle seni beklesin. Üstelik arabanın içinde de durmasın, dışarıda dursun, sen gelince kapını açsın, çiçekleri yanağına bir öpücük kondurarak versin.

En sosyetik mekanlarda boy göstermek istiyorsun. Aslında kapıda paparazzilerden de kaçmak hikayesi olsa, hiç fena olmaz değil mi? O kadarı sana bile fazla hayal mi geldi? Olur canım, üzülme, ne de olsa yanındaki sosyetenin en çapkın adamı; mutlaka bir kanalda görülürsünüz sen yüzünü kapatırken.

Sonra o adam, muhteşem bir yerde sana evlenme teklif etsin istiyorsun. Mümkünse arkadaşlarının gözü önünde olsun. Herkes imrenerek baksın, hatta biraz kıskansın. Sen iki oda evindeki toplasan en fazla iki bavul edecek kıyafetlerini de bırakıp orada, adamın köşküne yerleş. Köşk biraz eski moda olduysa, dev bir gökdelendeki dairesine yerleş ama en azından dubleks olsun. Yardımcı kadına da oda lazım, değil mi?

Düğününüz saraylardan birinde yapılsın. Parası neyse verirsin. Evleneceksiniz ya, ha onun parası, ha senin, ne fark eder? Etrafında deli divane olsun gelinlikçi, organizasyonun sahibi, sarayın müdürü..

Düğün öncesi gidip yemeklerin tadına bak. Beğenme bazılarını, daha önce yemediğinden sana hoş gelmesinler ama çaktırma. Düğünün rüya gibi geçsin. Balayına Maldiv Adaları’na gidin. Beğenmezsen değiştir yahu, bu hayal senin!

Rüya bitince, gerçek hayata dönün. Sabah kahvaltını hazırlarken yardımcın, sen kuaföründen randevu al. Oradan alış verişe git. Yıllarca arkadaşın olmuş kişilerle artık arana biraz mesafe koy. Ne de olsa farklı hayatlar yaşıyorsunuz. Onlar senin kuaföre bir günde verdiğin para için bütün bir ay çalışıyorlar. Uyumsuzluk olur!

Hamile kal, çocuğun olsun. Onun heyecanı da biraz sürer nasılsa! Sonra alışsın herkes düzene, çevren aynı hayatı yaşayanlarla dolsun. Hep hayalini kurduğun yaşamı buldun sonunda. Ekmek elden, su gölden yaşa. Çiçeği burnunda bir hayat, oh ne rahat!

Alış veriş, çocuk, güzellik salonları derken fark edemediğin eksiklik gelsin aklına. Kocan uzun zamandır eve geç geliyor, bazen hiç gelmiyor. Yakala sonunda, başka kadınlarla gezdiğini. Elini telefona uzat bir dost sesi için, kimseyi bulama can yoldaşlığı yapacak. O koca ev sana dar gelsin. Ne yapacağını düşün, bulama! Ya göz yumacaksın adamın her yaptığına, ne de olsa lüks hayat; ya çantanı alıp gideceksin iki oda evine! Serde rahat var, çiçeği burnunda bir hayat var. Biraz daha düşün, karar ver: “ Aman canım, erkektir, yapar!”

Candan Ünal

Yorumlar

Aşk, Kendinden Kurtulma İsteğidir!

20862_1228095561831_1812349119_453697_5711579_sAşk macerası, uygar toplumlara tutkuyu ve cinsel arzuların zarif sihrini getirdi. Uygarlık öncesi toplumlarda aşk yoktu. Biz, Romeo ve Leyla gibi aşıklarla medeni olduk.Hepimiz aşık olmadan önce, farkında olmadan kendimizi aşka hazırlarız. Peki, aşık olmadan önceki süreçte ne olur da biz aşık olmak isteriz?

İnsan kendinden mutlu olmadığı zamanlarda aşka hazırlanır. Yani, kendinizden, çevrenizden, işinizden hoşnut değilseniz; kendinizi sevmiyorsanız, bu aşkın aranmasına giden yola çıkmaktır.

Psikolojik olarak kendimizi sevmediğimiz bu süreçte, karşımıza beğeneceğimiz biri çıkar. Bu kişiyi öylesine seçmeyiz. Birine aşık olmamız için, bizde olmayan bir takım özelliklerin onda olması gerekir. Bizden üstün, kendiyle mutlu görünen birini seçeriz. Hatta bazen ondan nefret bile edebiliriz. Bu duygu sonunda kendini aşk olarak değiştirir.

Kendinizi ne kadar beğenmiyorsanız, ne kadar mutsuzsanız, aşık olma seviyeniz de o derece tutkulu olur. Yani aşk, aslında kendinden kurtulma isteğidir.

Eğer kendinizi tamamıyla beğenir ve severseniz, aşık olamazsınız. Bunun tam tersi olan durumlarda da, yani özgüveniniz hiç yoksa ve egonuz çok güçsüzse, yine aşık olamazsınız. Aşık olmak için biraz özsaygı ve özgüvene ihtiyaç vardır.

Biriyle birlikte olabilmeniz için, kendinizle biraz olsun barışık olmanız gerekir. Kendinizi sevilmeye layık görmezseniz, sevemezsiniz.

Bir kişi kendini aşırı derecede değerli görüyorsa, bu durum kendini hiç değerli görmeyen biri kadar tehlikelidir. Her iki durumda da aşkın kapıları kapanacaktır.

Seviliyor olmak, özellikle bir kadının içindeki özgüveni yeniler, tazeler ve yükseltir. Aynı durum erkek için de geçerlidir. Ancak kadının sevme sebebi erkeğinkinden farklıdır. Kadının bir erkeğe ihtiyaç duymasının altında yatan his, sevme isteği değildir. Kadın, bir erkeğin kendine ihtiyaç duymasını ve sevilmeyi istediği için bir erkeği ister.

Kendini sevmemesiyle baş edebilecek ruhu olanlar sevebilir. Yani aşk, ancak cesurların işidir….

Candan Ünal

Yorumlar

İlk Buluşmanın Yasakları!

ilk-bulusmaİlk buluşma hem heyecan vericidir, hem biraz gergin geçer. İki taraf da olduğundan farklı görünme çabasındadır.İlk görüşmede herkesin düştüğü hatalara düşmemeye çalışın. Abartılı giyinmekten kaçının. Hepimizin dolabında üstümüze giydiğimizde kendimizi mutlu hissettiğimiz bir kıyafet vardır. Onu tercih edin. Başka alternatifler aramak, sizi olmadığınız biri gibi gösterebilir.

Kıyafet seçiminizi yaptıktan sonra, saçınız ve makyajınızla ilgili de sadeliğinizi korumanız yararınıza olacaktır. Boya küpünden çıkmış gibi duran bir makyaj ve düğüne gidiyormuş gibi yapılmış bir saç, buluştuğunuz anda size pişmanlık verecektir.

Devamini Okuyunuz »

Yorumlar

Bir Kalbi Keşfetmek!

897781ba921Bir kalbin kapısını açıp içeri girmek, karanlık bir mağaraya girmek gibidir. Önünüzde hiç ışık yoktur ve yolunuzu el yordamıyla bulursunuz.Labirente benzeyen, uzun ve karışık sokaklardan oluşur kalpler. Keşfedeceğiniz yüzlerce şey vardır. Bulup ortaya çıkardığınız her bulguda, geçtiğiniz ve arkanızda kalan sokağın ışığı yanar. Her yanan ışık da, önünüzdeki yeni sokağı biraz görmenizi sağlayan bir aydınlık sunar. Bundan sonrası size kalmıştır.Bir kalbin içine ilk girdiğinizde cesaretli olursunuz çünkü başınıza ne geleceğini bilmiyorsunuzdur.

İlerledikçe endişeleriniz artmaya başlar. Oysa insan tam tersi olacağını düşünür, değil mi? Ancak kalbin yolculuğunun en zor zamanları başlarıdır.

Aslında girdiğiniz her yeni kalp, korku filmi seyretmek gibidir. En başta sizi mısır patlağıyla keyifle koltukta otururken görenler, romantik komedi seyrettiğinizi sanabilir. Filmin konusu aşağı yukarı ortaya çıktığında, sizin de yüz ifadenize bir gerginlik hakimdir.

Devamini Okuyunuz »

Yorumlar

Kendinizi Sevilmeye Layık Buluyor musunuz?

sevilmeye-laykPek çok insan, hayatında onu seven biri olmadan yaşamak zorunda! Yalnızlığıyla nikah kıyanların farkında olmadıkları bazı sorunları var.Her akşam eve gittiğinde sessizliğin kapısını açıyor olmak, acıdır. Uzun bir ilişkinin içinde olanlar, bu duruma özenseler de, eğer yalnızlık uzun süreliyse ve hatta yaşam biçimi haline geldiyse, uzaktan göründüğü kadar keyifli değildir.

Yalnızlığın girdabında boğulanlar, gittikçe duruma alışır ve bunu benimserler. Çevrelerindekilere de yalnızlığın ne güzel olduğunu ballandırarak anlatırlar. Bunu yaparlar çünkü tek başına kalmanın içlerini burkan yanlarını anlattıklarında, karşılarındaki kişilerin yüzlerinde oluşan o acıma duygusu görmek istemezler.

Yalnız insanlar, genellikle güçlü dururlar. Kimini bir kaya kadar sert görebilirsiniz. Yatağa uzanıp ağladıklarını anlatamazlar. Pazar günleri ailece çıkılan gezileri küçümserler ve biraz dalga bile geçerler. Onların hayatında sahip olamadıkları şeyleri hatırlamaları çok kolay değildir.

Gelecekten korkamadan risk alarak, sevgiyi kabul etmek ve sevebilmek cesaret ister. Bu kişiler, güvensiz ve kararsızdırlar. Onlar aşkı kabul edemezler çünkü sevilebileceklerine inanmazlar.

Bir erkeği seveceklerini anladıkları an kaçarlar. Bu duruma da onlarca bahane bulabilirler. Ancak altında yatan korku, sevilmeyecekleri ve buna layık olmadıkları yönündedir.Sadece bir özgüven sorunu değildir bu durum, aynı zamanda yıllarca içlerinde biriktirdikleri kuruntuların ve hayatın tüm seçimlerinin sonucudur.

Ezilme, kendini küçümseme gibi sebeplerden dolayı, büyüsü bozulduğu an gitmeyi tercih ederler. Bu kadınlar, çoğunlukla çekici ve göz alıcıdırlar. Girdikleri ortamda mutlaka dikkat çeker ve erkeklerin beğenisini kazanmayı başarırlar.

Üstlerine giydikleri kıyafetten tutun da, hareketlerine kadar her şeyleri cazibelidir. Amaç fethetmektir! Birini elde ettikten sonra, işin bütün keyfi kaçar. Çünkü o adamla daha ileri seviye yaşanacaklar, ancak bir ilişkiyi kabul etmekle mümkündür. Eğer bir ilişki başlarsa, maskeleri düşecektir. Sadece bu korku bile, sonunda yalnız kalmalarına yeter ve artar!

Yalnızlığı sevmek de mümkündür ancak insan, sosyal bir varlıktır. Hele bir kadından bahsediyorsak, o mutlaka bir yere ait olmak isteyecektir. Bunları reddediyorsa; ya inkar ediyordur, ya kendini sevilmeye değer görmüyordur. Her iki durumda da mutsuzluk yakalarını bırakmaz. Siz de bir türlü ilişkileri sürdüremeyenlerdenseniz, bir düşünmeniz yararlı olabilir. Kendinizi sevilmeye layık buluyor musunuz?

Candan Ünal

Yorumlar


Sohbet - Sohbet odalar - sohbet - sohbet - sohbet