Akışına bırak…

Çünkü o zaman hayat inan daha kolay…

Olmuyorsa olmuyor be ÅŸekerim! Ben hayatın kendine ait bir karakteri olduÄŸuna ve bu karakteri doÄŸrultusunda da kimseyi takmadan ilerlediÄŸine inananlardanım. O, kendi bildiÄŸini okuyor her zaman. Biz ise, (ki buna enbaÅŸta ben dahil) deÄŸiÅŸtirmeye çalışıyoruz kaderimizi.Ama olmuyor, olmuyor, olmuyor. Çok basit aslında:Olmuyorsa olmuyor. Zaten bir ÅŸeyin olup olmayacağı genelde o kadar belli oluyorki en başından… Ancak biz gerçekçi bakmayı reddedip, olayları kendi yorumladığımız ÅŸekilde sanarak beklemeye alıyoruz kendimizi.Sadece beklemiyor, bu süre içinde çırpınıyor,dualar ediyor, hayaller kuruyor, yiyoruz kendimizi,bedenimizi. DoÄŸru mu?”Hayır Cansu” diyebilirmisiniz? Ben de “Hayır Cansu” diyemem kendime. Çünkü biz bunu hep yapıyoruz! Takıntı denen o zehirli ok yok mu… Sizin de hiç başınıza gelmedi mi sanki; en “asla yapmam” dediÄŸiniz ÅŸeyleri yapmadınız mı?En olmak istemediÄŸiniz durumlara düşmedinizmi siz de? Ben düştüm. Hem de çok kere. Ozaman anladım ki; planlanmaya gelmiyor hayat.O zaman anladım ki “Büyük lokma yemesi ama büyük söz konuÅŸmaması” gerekiyor insanın.O zaman anladım ki hayat, bizim elimize bir kalem alıp yazabileceÄŸimiz, kendi isteklerimize göre boyayabileceÄŸimiz bir tuval deÄŸil.Elbette “tercih” denen bir ÅŸey var; bunu kabulediyorum. Ama ÅŸunu da kabul etmeliyiz ki “kısmet”denen bir ÅŸey de var. İşte bu yüzden en beÄŸenmediÄŸimiz erkek tipine aşık olabiliyoruzb ir gün. Bu yüzden “sarışına asla” derken, en sarı adama vurulabiliyoruz! Kriterler koymakla,ÅŸekillere girmekle yürümüyor bu hayat denen ÅŸey. Çünkü herÅŸey olacağına varıyor. Olacağı varsa mutlaka oluyor. Senin onu görmek için bütün cumartesi günü caddede gezmen, her akÅŸamüstü NiÅŸantaşı’na inmen, arada sırada ona anlamlı mesajlar atman ya da ortak arkadaÅŸlarınız aracılığıyla ona kendini göstermen belki bir kıpırtı yaratıyor ama en fazla da bunu yaratabiliyor… Çabalamakla, olmayacak birÅŸeyi “Oldurmak” kolay deÄŸil. Åžebnem Ferah’ın deyimiyle: “Kim yenmiÅŸ kaderi duayla?” Tüm bu gerilimler sadece ama sadece sana yansıyor.Zehirli bir ok gibi dönüp yine seni vuruyor”Takıntı” adı altında. AÅŸk sandığın ÅŸey hırsa dönüşüyor,olay artık bir gurur meselesi halini alıyor ve giriliyor sonu olmayan o çıkmaz sokaÄŸa. Sakınılan göze batan çöp meselesi Atasözleri ve deyimlere daima inandım ben.Bir bildikleri olduÄŸu için her zaman sempati duydum. Elbette ataların dediÄŸi herÅŸeyi anında kavrayıp uygulamak gibi bir durumumuz olamadı hiçbir zaman. Hayatın en genel kuralı olan “Tecrübe etmek” ile geçtik biz de bu yollardan.Yeni bir söz söylemek için ölmemiz gerekti bazen, evet. Bu bilgiye ulaÅŸmak da kolay olmadı ama artık ben biliyorum ki “Sakınılan göze kesinlikle çöp batar” Neyi çok istersen,çok korursan, çok düşünürsen, ne konuda çok titizlenirsen, hayatını neyin üstüneen çok kurarsan o konuda mutlaka ama mutlaka terslikler oluÅŸuyor. Çünkü artık o bir ‘takıntı’ ve kendi kendini kemirmeye baÅŸladı bile…Sudan en çok korkan insanların suda boÄŸulması gibi, en narin insanların devamlı hasta olması gibi, en titiz insanların üzerine çamur sıçraması gibi, en beyaz örtülerin üzerine viÅŸne suyu dökülmesi gibi; neyi gözünden sakınırsan o mutlaka acıtıyor seni. AÅŸka en fazla inanan insanlar hep en büyük kazığı yiyenler oluyor. İliÅŸkiye en fazla kafasını takmış olanlarsa iliÅŸkilerinde hep baÅŸarısız oluyor. Çıkmaz sokaklarla iÅŸim yok benim… Bunun aksi de olabilir elbet ama genel anlamda bu maalesef böyle oluyor. Bir erkeÄŸi çok sevmek, ondan baÅŸka kimseyi istememek, o gelene kadar herkesi reddetmek ve hayatını ona adamak; bir bakımdan artık bu iÅŸin olmaması için uÄŸraşıyorsun demek! Olmuyor kızlar böyle; bizden öte ÅŸeyler var hayatta. “Neden?”diye sorma, çünkü cevabı da yok. Bazı ÅŸeyler sular seller gibi olurken, bazılarının olması zaman alıyor, engeller takılıyor ayağımıza. Sen yine sev onu, sen yine iste, ama hayatının tamamı o olmasın. “Onsuz ben bir hiçim!” deme sakın. “Ondan baÅŸka kimseyi böyle sevemem”deme. Bırak, bunu sana zaman göstersin. Neden kontratların baskısına alıyorsun ki kendini?Neden ÅŸartlandırıyorsun beynini? Sen yoluna devam et ve bildiÄŸin hayatı yaÅŸa. Onun geleceÄŸi varsa, bu aÅŸkın olacağı varsa, olacaktır zaten. Tesadüfler, ÅŸartlar hiç ummadığın birÅŸekilde bir araya getirir sizi. Olacak bir ÅŸey için doÄŸa mutlaka iÅŸ birliÄŸi yapar sizinle. Ama yok olmayacaksa, her aksilik çıkar arka arkaya.Her türlü dedikoduya bulaşır, en saçma sapan insanlarla muhattap olmak zorunda kalırsın.Kalbin bin kere kırılır… “Bunu hak etmek için ne yaptım?” diye sorarsın kendi kendine. Çünkü o bir takıntıdır ve her takıntı gibi baÅŸarızlığa mahkumdur. İsteyen daÄŸları deler de gelir zaten… Oysa, akışına bırakmayı öğrenmek gerek. Büyük sözler söylememeyi, tek bir ÅŸeye odaklanıp kalmayayı öğrenmek gerek. Akıntıya kürek çekmeyi bırakıp, denizlere açılmak gerek. Ruhu özgür bırakıp, kendini ÅŸartlandırmamak gerek.Planlarla, hesaplarla ilerlemektense, bazı ÅŸeylerin olmayabileceÄŸini anlamak gerek. Hatayı kendinde de aramak, bunu kendine senin yaptığını acıyla fark etmek gerek. Çünkü sakınılan göze çöp batıyor ve sen çok sakındığın için canın daha da bir çok yanıyor. Çıkmaz sokaklarda gezme n’olursun; biz hayattan daha büyük deÄŸiliz. Onun kurallarına göre oynamak zorundayız. O nasıl seni takmadan akmasını biliyorsa, sen de ona yalvarma artık bazı ÅŸeyler için. İnatlaÅŸmamak gerek çünkü keskin sirke sadece küpüne zarar. O sevdiÄŸin erkek, gelecekse daÄŸları deler ve gelir zaten. Evin belli,telefonun belli, arar bulur. Yok bunları yapmıyorsa:”Yeterli derecede hoÅŸlanmıyordur o erkek!”Bu konu netleÅŸince de aslında rahatlıyor insan. “BoÅŸ ver” demek istiyor iÅŸte o an… Kalan saÄŸlar bizimdir… Ben demek istiyorum ki, biz yine de mutlu olmaya çalışalım. Giden gitsin ama biz ÅŸarkılar söyleyelim içimizden. Çöplerle, can acısıyla falan uÄŸraÅŸmayalım. Anlayalım ki bazı ÅŸeyler kimsenin elinde deÄŸil. Büyüttüğümüz, gözümüzden sakındığımız herÅŸey yakıyor canımızı.Yapmayalım bunu kendimize. Takıntı denen o zehirden uzak duralım. “Olacaklar olur zaten”deyip, biz sadece kendi hayatımızı yaÅŸayalım.Çünkü kızlar, bu tecrübeyle sabit ki: “Giden gider,kalan saÄŸlar bizimdir…”

Yorumlar

Gebelikte Seyahet

Kadınların çoğu basit püf noktalarına dikkat ettikleri takdirde doğum tarihine kadar güvenle seyahat edebilirler. Çoğu gebe kadın için seyahatin en iyi olduğu zaman, gebeliğin orta dönemleridir. Bu dönemde vücudunuz bebeğe daha iyi adapte olmuştur ve daha fazla enerjiye sahipsinizdir. Sabah yorgunluğu daha az görülür, komplikasyonlar daha azdır. En iyi rehber kendinizi nasıl hissettiğinizdir. Seyahat tercihini yaparken gideceğiniz yere ne kadar sürede ulaşacağınızı hesap etmelisiniz. En hızlı olanı (uçak) en idealidir. Hangi tür seyahati seçerseniz seçin, aşağıdaki kural ve önerileri göz önünde bulundurursanız daha rahat yolculuk yapabilirsiniz. Yolculuk sırasında

Her iki saatte bir hafif yürüyüş yapın. Bacaklarınızdaki şişmeler azalacak ve kendinizi daha rahat hissedeceksiniz.
Bağsız olan geniş, rahat elbise ve ayakkabılar giyiniz.
Kraker, meyve suyu yada diğer hafif gıdalardan alarak, mide bulantısını önleyebilirsiniz.
Evinizden uzakta iken yemeklerinizi düzenli yiyin. Yemekleri besleyici ve dengeli olduklarından emin olun. Böylece daha fazla enerji toplayacak, kendinizi daha rahat hissedeceksiniz. Lifli gıdalar alarak seyahatte sorun olabilecek kabızlığın önüne geçebilirsiniz.
Bol sıvı alınız.
Seyahat uykunuzu bozabilir. Bu durumda doktorunuzla görüşmeden önce herhangi bir ilaç almamalısınız.
Daha fazla uyumaya ve istirahat etmeye çalışınız. Böylece yorgunluk ve huzursuzluk hissetmeyeceksiniz.
Evden uzakta iseniz, gebeliğin seyri ve bazı tetkik sonuçlarını içeren bir sağlık raporunun kopyasını yanınızda taşıyınız.
Birkaç haftadan daha uzun süre tatil düşünüyorsanız doktorunuzda acil durumlar için başvuracağınız yer veya doktor ismi önermesini isteyiniz.

Yorumlar

Yoksun..

Sokak lambalarında ismin var, bir şair kaldırımda senin şiirini yazar. Yoksun ya gülüm başım dönüyor gözlerim ummasızca ağlar.

Yorumlar

Rüyada Deli Görmek..

Rüyasında deli gören kimse, yeni birisiyle tanışır. Bir delinin bir şey vermesi kısmet olarak yorumlanır. Rüyasında delirdiğini gören kimse bir konuda isabetli bir karar vererek ve çevresinde hayranlık uyandıracak.

Yorumlar

Onlar Cenaze İçin

YaÅŸlı adam ölüm döşeÄŸindeydi… Artık son dakikalarını yaşıyordu… Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu duydu, en sevdiÄŸi çikolatalı kurabiyelerin kokusu… Birden gözleri aralandı, kendini ayaÄŸa kalkacak kadar güçlü hissetti… Bu ÅŸaşılacak bir ÅŸeydi, ölmek üzere olan adamı ayaÄŸa kaldırmaya kurabiyelerin kokusu yetmiÅŸti… Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü… Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfaÄŸa deÄŸil hayata yaklaşıyor gibi heyecanlıydı… Nihayet mutfak kapısına kadar geldi… İşte masanın üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam karşısında duruyordu… Son gücüyle masaya yaklaÅŸtı, o kurabiyelerden bir tane aÄŸzına atabilse sanki ömrüne ömür katılacaktı… Bir tane almak için elini uzattı… Ama birden karısı yetiÅŸti ve eline vurdu:
-”Çek elini bakayım… Onlar cenaze için…”

Yorumlar


Sohbet - Sohbet odalarý - sohbet - sohbet - sohbet