Aralık, 2009

Mide bulantısı ve öksürüğe iyi geliyor

Mide bulantısı, şişkinlik, öksürük ve bronşite iyi geliyor. Zencefil, dalları kullanılan sarı renkli bir bitkidir. Tarçın kokusuna benzeyen özel kokulu zencefil yemeklerde lezzet vermek amacıyla kullanılıyor. Mide bulantısı, şişkinlik, öksürük ve bronşite iyi gelir. Derideki lekeleri giderir.

Şampiyonluk için iddialıyız

Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, şampiyonluk için en az geçen yıl kadar iddialı olduklarını söyledi.Beşiktaş Dergisi’nin ocak 2010 sayısına konuşan Denizli, takımına güvenerek bunları söylediğini anlatarak, ”Biz en az geçen yılki kadar bu şampiyonluk yarışında iddialıyız. Bu takım normal çizgisinde olduğu zaman da bu iddiasını gerçekleştirir. Bundan hiç kimsenin, hiçbir Beşiktaşlı’nın şüphesi olmasın. Beşiktaş bu ligin belirleyici takımıdır ve kendi durumunu da yine kendisi belirleyecektir. Geçen yıl kazandığımız unvanları bir defa bizden almaları için olağanüstü çaba sarf etmeleri ve başarı çizgisine yaklaşmaları lazım. Biz ancak ve ancak bütün bunları aldığımız sonuçlarla, oynadığımız futbolla gerçekleştiririz” diye konuştu.

Denizli, önlerindeki takımlarla aralarındaki farkların 1-2 maç çizgisine endeksli olduğunu kaydederek, ”Neticede bu takımlarla da biz içerde ve dışarda mücadele edeceğiz. Beşiktaş’ın neyi başarıp neyi başaramadığını da o zaman daha rahat göreceğiz” dedi.

”SON 3 MAÇTAKİ PUAN KAYBINA ÇOK SİNİRLENDİM”

Ligin başladığında yaşadıkları tablonun normal olduğunu belirten Mustafa Denizli, son 3 haftada 7 puan kaybetmelerine ise çok sinirlendiğini vurguladı.

Denizli, geçen seneki yolu tekrar yürüyeceklerini anlatarak, ”Ligin başında ve sonunda aldığımız sonuçlarla düşündüklerimizin biraz uzağında kaldık. Ligin başında yaşadığımız tablo normaldi, benim beklemediğim bir tablo değildi. Ancak son oynadığımız Diyarbakır, Manisa ve Bursa maçlarındaki kayıp 7 puan, benim düşüncelerimin çok uzağında bir kayıptır. Ben her şeye optimist yaklaşan bir insanım, ama bu üç maçtaki kayıplara çok sinirlendiğimi açık açık söyleyeyim” şeklinde konuştu.

Yine takımlarının bunu telafi etmesinin gerektiğini söyleyen tecrübeli teknik adam, şöyle devam etti:

”İki sezon arasındaki en önemli fark; geçen yıl rakiplerimiz bizi belirgin bir korku unsuru olarak görmezken, bu sene korku unsuru olarak görüyorlar. Bunu ikinci yarıda da hissedecekler. Bu durum bizim için zaman zaman avantaj zaman zaman dezavantaj olabilir. Çünkü hepsinin aklında ‘Bak geçen yıl bunlar yaşandı. Böyle bir Beşiktaş yine gelecektir’ düşüncesi belki onları biraz daha fit durumda tutar. Ama neticede nereden bakarsan bak, bir de bunlarla bizim oynayacağımız maçlar var. Yani artık şampiyonluğun birinci derecede belirleyicisi bu beş takımın kendi arasında oynayacağı maçlar olacak. Peki bizim bu ilk beşle yapacağımız maçlar bizi nasıl etkiler? Tabloya baktığımız zaman üçüne kaybetmişiz; Galatasaray, Kayseri ve Bursa’ya. Fenerbahçe’yi yendik. Böyle bir tablo ikinci yarıda da oluşur mu? Söz konusu değil. Nerede oynarsak oynayalım böyle bir tablo bir daha olmaz. Beşiktaş’ın ilk yarıda bu dört maçtan üç puan alması, ilk yarıdaki puan cetvelindeki yerinde belirleyici unsurlardan biri oldu. Dolayısıyla buradaki tabloyu değiştirecek güce sahip olan bir takım Beşiktaş. Bütün bunların değerlendirmesini tabii ki biz kendi içimizde yapacağız.”

”ŞAMPİYON 30. HAFTADA BELLİ OLUR”

”30. Hafta” sözlerine açıklık getiren Denizli, ”Bunu söylediğim zaman herhalde ligin 9 ya da 10. haftasıydı. Bu sene geçen yılki gibi şampiyonluk yarışının son haftaya kalmayacağına, şampiyonun 30. haftada belli olacağına, bu takımın Beşiktaş olmasını da ümit ettiğime vurgu yaptım. Bu benim birinci derecede isteğim. Ondan sonra, çalışarak gerçekleştirebileceğim bir konu. O’nun dışında ilave ettiğim bir söz de var; Beşiktaş tamamen bu yarışın dışında da kalabilir. Ama lig bir şampiyon çıkaracaksa bu sene muhtemelen 30. haftada bu belli olur dedim. Bu sözlerimden, ‘Beşiktaş 30. haftada şampiyon’ anlamını çıkarttılar. İnşallah… Bir defa da onların dilekleri olsun” ifadelerini kullandı.

Denizli, ligin ilk haftalarında Beşiktaş ile ilgili yapılan olumsuz yorumların hakikaten öneminin olmadığına vurgu yaparak, şunları söyledi:

”Ne bunlar akıllanır veya doğruyu görüp doğru eleştiri yaparlar, ne de Beşiktaş’ın bu yarıştaki sevgisi, mücadelesi sona erer. Eğer ligi 6 haftada 8 haftada bitiriyorlarsa zaten futbolla ilişkilerinin ne olduğunu söylemeye gerek yok. Burada önemli olan şu; Türkiye’de öyle veya böyle tribün insanı bazı şeylerden etkileniyor. Bu etkilenmeyi ortaya da koyuyor. 1.5 yıldır yedikleri, içtikleri, yazdıkları hangi çizgide olduğu belli olan insanlara, bu insanlar herhangi bir paralellik göstermiyor. Tepki gösteriyor, paralellik göstermiyor. Dolayısıyla onlara benim buradan ekstra bir şey söylemem gereksiz. Beşiktaş’ın ne olduğu ve ne olacağı 6 mı 8 mi yoksa 34 haftada mı belli olur bunu birlikte göreceğiz.”

”KAHİN YAKIŞTIRMASI HOŞUMA GİTMİYOR”

Kendisinin ”Kahin” olarak gösterilmesinin hiç hoşuna gitmediğini belirten Mustafa Denizli, ”Zaten benimle onların futbola bakış açısını çok açıkça gösteren yargılardır. Bu yargıları ben ortaya koyarken hiçbir şekilde yanılmam diye de koymuyorum. Ben kendi düşüncelerimi, tecrübelerimi ve görünen tablonun analizlerini ileriye dönük olarak yaptığım zaman o sonuçlara varıyorum. Kendi kişisel sonuçlarımı da açıklama cesaretini gösteriyorum. Kendinden korkanlar, kendine güvenemeyenler bu düşüncelerini açığa vuramazlar. Benim onlarla aramdaki fark bu. Onlar düşünceleri, tahminleri varsa bile ancak evde hanımlarına, çocuklarına falan söyleyebilirler; ondan sonra da onlara ‘Ben sana dememiş miydim’ derler” diye konuştu.

”OMUZUMUZDAKİ APOLETLERİ KİMSE ALAMADI”

Denizli, davranış biçimi ve duruşunun, Beşiktaş’la ilgili davranış biçimi ve duruşu olduğuna dikkat çekerek, ”Tabii her takımın kendine has özellikleri vardır ama bu duruş Beşiktaş’ta önemli. Beşiktaşlı duruşu diye kamuoyuna verilen bir görüş de var. Biz duruşumuzdan memnunuz. Şu anda sırtımızdaki yükün ağırlığının farkındayız. En yakın süreçte omuzlarında yükü taşıyan, omuzlarında iki apoletli unvanı taşıyan takım Beşiktaş. Daha hiç kimse bunları alamadı. Önce bir alsınlar sonra konuşuruz. O zaman konuşacaklarımız varsa söyleriz” ifadelerini kullandı.

”FENERBAHÇE VE MANCHESTER UNITED MAÇLARI UNUTULMAZ”

Denizli, bu sezon ilk yarıda yaptıkları Fenerbahçe ve Manchester United maçlarının unutulmayacaklarını söyledi.

Bu karşılaşmaların sezon sonunda hatırlanması gereken maçlar olarak hafızalarda kalması gerektiğini vurgulayan Mustafa Denizli, şunları kaydetti:

”Fenerbahçe maçı büyük bir ihtimalle arşive girecektir, Manchester United maçı da tarihe geçecektir. Yani bunların iki tanesi Beşiktaş tarihi açısından, bir tanesi ezeli rekabet açısından, bir diğeriyse ülke adına çok önemli. Beşiktaş olarak çıkıp kimlik değiştiriyorsun, ülke takımı adına başarıyorsun. Bu sadece senin ülkende hatırlanan bir galibiyet olmuyor, bütün dünyada uzun süre unutulmayacak bir galibiyet olarak hafızalarda kalacak. Tabii ki bunlar benim birinci yarı itibariyle mutlu günlerim. Ama mutluluk futbol takımlarının yarışında, sonuçta yaşanacak olan mutluluktur. Ona da önümüzde 4-5 aylık bir süre var.”

”BİR FİLMİN TEKRARI GİBİ BİR SEZON YAŞIYORUZ”

Taraftarlara yönelik mesajı da sorulan Denizli, ”Bir filmin tekrarı gibi bir sezon yaşıyoruz. Geçen yıl da aşağı yukarı aynı tabloları yaşadık. Sonuç itibariyle söylemiyorum; tribün ve takım görüntüsü olarak söylüyorum. İkinci devredeki Beşiktaş taraftarıyla, Beşiktaş takımının buluşması gerektiğini artık hem onların hem bizim idrak etmemiz lazım. Geldiğim günden beri taraftarla ilgili mesaj vermiyorum. Çünkü bu kadar çok sosyal içerikli, sportif içerikli mesaj üreten gruba karşı herhangi bir mesaj vermeniz havada kalabilir. Çünkü onlar da son derece üretken. Sadece şunu söyleyelim; onlar bizi biliyor biz de onları. Gerisi problem değil” ifadelerini kullandı.

2009′daki beklentilerinin 2010′da da devam ettiğinin hatırlatılması üzerine Denizli, ”Tabii hedeflerin yanında en önemli konu sağlık… Ailem, futbolcularım, Beşiktaşlılar ve bütün insanlar için öncelikle sağlık diliyorum. Biz Beşiktaş olarak geride kalan yılda sağlıktan pek iyi not alamadık. Hastalıklar, sakatlıklar Beşiktaş adına çok olumlu bir tablo çizmedi açıkçası. Ama ümit ediyorum ki bütün bunlar bizim hedeflerimizi engellemeyecek” diye konuştu.

”BİR KULÜP BAŞKANININ AÇIKLAMA YAPMASI KÖTÜ BİR ŞEY DEĞİL”

Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım’ın hakemler hakkındaki açıklamalarıyla ilgili görüşü de sorulan Denizli, ”Bir kulüp başkanının çok sert ifadeler kullanmadığı sürece, bazı şeylerden rahatsızlıklarını ifade etmesi çok kötü bir şey değil. Neticede kulüp başkanları omuzlarında büyük bir yük taşıyan, sorumlulukları tüm camiaya karşı fazla olan insanlar. Tabii Aziz Yıldırım’ın veya bir kulüp başkanının ne söyleyip söylemediği çok önemli değil. Eğer bundan etkileşim varsa karşı tarafı sorgulamak lazım. Herkes çıkıp bir şey söyleyebilir. Bundan niye etkileneceksin ki sen? Bunun üzerine tabii birkaç hatalı karar da olunca hemen üzerine konduruluyor. Aziz Yıldırım’ın bu tür konuşmaları dönem dönem diğer kulüp başkanları tarafından yapılmıştır. Onun üzerine çok fazla durmuyorum” ifadelerini kullandı.

Dünya bu olayı konuşuyor

ABD’de yaşayan Tracy Hermanstorfer doğum yaparken ölürken, doktorların bebeğini sezaryen ile almak istediği sırada yaşama dönmesi bütün dünyada ilgi topladı.ABD’nin Colorado Springs kentinde Hermanstorfer, geçen Perşembe günü doğum yaptığı sırada kalbinin 4 dakikalığına durması ardından bebeğini hayata getirdikten sonra yaşama döndü. Nefes alışverişi duran, nabzı atmayan ve hiçbir hayati belirti göstermeyen 33 yaşındaki Tracy Hermanstorfer, klinikte “ölü” kabul edildi. Zayıf da olsa kalp atışları duyulan erkek bebek ise gerçekleştirilen sezaryen ile dünyaya getirildi. Ancak, bebeğin doğumu esnasında inanılmaz bir olay gerçekleşti ve Tracy Hermanstorfer hayata döndü.

Kadının neden öldüğünü ve hayata geri dönmeyi nasıl başardığını açıklayamayan doktorlar, olay karşısında büyük şok yaşadı. Doğumdan sonra gazetecilere konuşan baba Mike Hermanstorfer, yaşananları “Tanrı’nın mucizesi” olarak değerlendirdi. Tracy ise yaşananlar sırasında kendini uykuya dalmış gibi hissettiğini söyledi. Hem annenin hem de Coltyn adı verilen bebeğin sağlık durumlarının çok iyi olduğu bildirildi.

İMKB’ye 150 yeni şirket

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Başkanı Hüseyin Erkan, bu yıl küresel ekonomik kriz nedeniyle 4′te kalan halka arz sayısının önümüzdeki dönemde hızla artacağını söyledi. Erkan, halka arz olmaksızın Borsa’ya kote olacak şirketlerin İMKB’ye gelmesi için prosedürler geliştirdiklerini belirterek, ”Onlardan hiç olmazsa 100-150 tane şirketin kısa zaman içinde İMKB’ye gelmesini bekliyoruz.” dedi.

Erkan, İtitfak Holding hisselerinin Borsa’da işlem görmeye başlaması dolayısıyla düzenlenen törende gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. ‘Halka Arz Seferberliği’ projesi kapsamında şirketlere kolaylıklar sağladıklarını ifade eden Erkan, halka arz olmaksızın Borsa’ya kote olacak şirketlerin İMKB’ye gelmesi için prosedürler geliştirdiklerini söyledi. Bu tarz halka arzların hızlanmasını beklediklerini belirterek, ”Onlardan hiç olmazsa 100-150 tane şirketin kısa zaman içinde İMKB’ye gelmesini bekliyoruz.” dedi.

“HERKES BİR HAZIRLIK İÇERİSİNDE”

Borsa Başkanı, birçok şirket temsilcisiyle görüşme içinde olduklarını, önümüzdeki dönemin bu anlamda hareketli geçeceğini aktardı. Pegasus, Ziraat Bankası’nın hazırlık içerisinde olduğunu, Türk Telekom’da ikinci bir halka arzın düşünüldüğünü ifade eden Erkan, “Bize her gün nerdeyse şirketler başvuruyor ben son günlerde 5-6 tane şirketle görüştüm sırf bizle görüşüyorlar beni telefonla arayıp ben bütün şirketlerimi halka açmak istiyorum diyen büyük iş adamları var. Yani herkes bir hazırlık içerisinde. Bu niyette olan birçok işadamı tanıyorum. Ben bu yıll15-20 şirket bekliyorum.” diye konuştu.

Gürsel Tekin, hapis kararını eleştirdi

Kadıköy 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin sinema salonuna mevzuata aykırı ruhsat verdiği gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına çarptırdığı CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin, kararı, ‘garabet’ olarak niteledi. Kararın henüz kesinleşmediğini ve itiraz sürelerinin olduğunu hatırlatan Tekin, karardan geri dönüleceğini savundu.Gürsel Tekin, CHP İstanbul İl binasında basın toplantısı düzenleyerek mahkeme kararına ilişkin açıklamalarda bulundu. Tekin’e destek vermek için CHP İstanbul Milletvekilleri Mehmet Sevigen ve Çetin Soysal ile birlikte Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç de salonda yer aldı. Kadıköy Belediye Başkanı Selami Öztürk’ün bulunmaması dikkat çekti.

Tekin 18 maddeden oluşan basın açıklaması metni ile belgelerden oluşan bir dosyayı gazetecilere dağıttı. Gürsel Tekin, “İmara aykırı olduğu gerekçesiyle tutulan zapta konu olan imar kusuru, binaya ait iskan belgesinin iptalini gerektiren bir kusur olmadığından mal sahipleri bu kusuru gidermiştir. Ruhsatı, yasanın bana verdiği yetkiler çerçevesinde imzalamış bulunmaktayım.” diye konuştu.

Gürsel Tekin, mahkemenin, 27 Mayıs 2008 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporunu dikkate alarak kararını verdiğini hatırlatarak, “Bu raporun sonuç ve değerlendirme bölümünde Gürsel Tekin’in belediye encümenine ait ruhsat verme yetkisini belediye encümenini by-pass ederek ‘mevzuata aykırı işyeri açma ve çalışma ruhsatı vermesi nedeniyle görevini kötüye kullandığı YTCK 257. maddesinde aranan kişilere haksız kazanç sağlaması nedeniyle suçun unsurlarının sanık yönünden gerçekleşmiş olduğunun mahkemece de uygun görülerek iş bu karar üretilmiştir. İş yeri açma ve çalışma ruhsatı verme yetkisi bilirkişi raporunda yazıldığı mahkemenin de böyle kabul ettiği gibi belediye encümeni yetkisinde değildir. Bakanlar Kurulu kararı ile iş yeri ruhsatları yetkili idarelerin en üst amiri veya görevlendireceği yetkili tarafından yönetmelikte ön görülen sürede imzalanır. ruhsat için ayrıca Meclis veya encümen tarafından bir karar alınmaz’ hükmü yasa emridir.” dedi. Tekin, söyle konuştu: “İmzamı taşıyan ve mahkemeye konu olan ruhsat 26.05.2006 tarihlidir. Dolayısıyla encümende olmayan yetkinin tarafımdan by-pass edildiği iddiası hem komik, hem hukuksuz hem de maksatlıdır. Yasanın bana verdiği yetkimi kullanarak hukuka ve yasalara uygun bir biçimde ruhsatı imzalamış bulunmaktayım.

Metni okumasının ardından konuşmasına devam eden Tekin, kararı, “Hukuk garabeti yaşanıyor.” sözleriyle değerlendirdi

Karar itiraz edip etmeyeceği sorulan Tekin, “Türkiye’de kesinleşmiş bir karar değildir. İtiraz süremiz vardır. İnanıyorum ki bütün bu garabetlere rağmen Türkiye’de hukuk işliyor. Yanlış yerden geri dönülecektir.” diye konuştu.

Bu arada, Tekin’in konuşmaları salonda bulunanlar tarafından sık sık alkışlarla kesildi.

SohbetAda.Net 2010 Kutlu olsun

Hiç hata yapmayan insan genellikle hiçbir şey yapamaz. 2010 yılında hatalarımızın az, başarılarımızın devamlı olması dileğiyle mutlu yıllar…..

SohbetAda.Net/sohbet odaları

Bebeklerde Bıngıldak

Bebeğini kucağına alan her yeni annenin dikkatini çeken noktalardan biri, bebeğin başındaki yumuşak bölgelerdir. Bebeğin kafasındaki kemikler karşı karşıya geldiğinde, arada oluşan boşluklara bıngıldak adını veriyoruz. Aslında, yenidoğan bebeklerin başında 6 adet bıngıldak mevcuttur, ancak bunların ikisini ( ön ve arka bıngıldak ) farkedebiliriz. Arka bıngıldak daha küçüktür ve 1-2 ay içinde kapanır. Çoğunlukla annelerin farkettiği, bebek izleminde doktorun takip ettiği ön bıngıldaktır.

Bebeklerin kafatası tek bir parça kemikten değil, henüz birbirine tam olarak kaynamamış birden fazla kemikten oluşur. Bu yapı, kemiklerin üstüste gelmesiyle kafatasına esneklik kazandırıp kafanın doğum kanalına girebilmesini, böylece doğumun gerçekleşebilmesini sağlar. Doğum sonrası da, beyin büyümesi kafatasının büyümesiyle mümkün olur. Beynin büyümesinin yaklaşık 2/3 ‘ü hayatın ilk 2 yılında gerçekleşir, kafatasının esnek yapısı bunu mümkün kılar. Kafatasını oluşturan kemik parçaları arasında kalan bölüm de bıngıldaktır.

Bazen anneler,bıngıldak kafanın diğer bölümleri gibi sert olmadığı için o bölgeye dokunmaya bile korkarlar. Oysa ki, bıngıldağı oluşturan sağlam bağ dokusu alttaki beyin için güvenli bir koruma sağlamaktadır. Banyo yaptırırken, dokunararak veya saçını tararken bebeğe zarar vermezsiniz. Bıngıldağa dokunmak güvenlidir. Hatta bıngıldak bebeğin güvenliği için gereklidir, çünkü kafa travmalarında koruyucu kask gibi fonksiyon görmektedir. Bıngıldağın boyutları bebekten bebeğe değişebilirse de, ön bıngıldak doğumda ortalama 2.1 cm olarak kabul edilebilir. Çocuk doktorunuz, bebek takiplerinde bıngıldağın büyüklüğünü, ne zaman küçülüp kapandığını gözleyecektir. Bebek kucakta dik pozisyonda tutulurken, bıngıldak üzerinden hafif bir nabız hissedilmesi normaldir. Bebek ağlarken bıngıldak dışa doğru bombeleşmiş olarak hissedilir. Ancak sakin dönemde, bu bulgu normal değildir, kafa içi basıncını arttıran bazı önemli sorunlara işaret edebilir. Benzer şekilde; çok içe çökmüş bir bıngıldak ta, bebeğin susuz kalmış olabileceğine işaret eder. Her iki durumda da, bebeğin çocuk doktoru tarafından değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Ön bıngıldak genellikle 6-18 ay arasında kapanır. Bıngıldağın normalden büyük olup geç kapanması da, küçük olup çok erken kapanması da altta önemli bir sorun olduğuna işaret edebilir veya tamamen normal de olabilir. Bu nedenle bıngıldağın çocuk doktoru tarafından takibi çok önemlidir.

Normalden büyük ve kapanması geciken bıngıldak, erken doğan veya anne karnında büyümesi geri kalan bebeklerde görülebilir. Ayrıca; D vitamini eksikliğine bağlı raşitizm, doğumsal hipotiroidi ( tiroid bezinin az çalışması ), Down sendromu gibi kromozom anomalileri, bazı iskelet anomalileri de nedenler arasında sayılabilir. Günümüzde tüm bebekler D vitamini takviyesi aldığı, doğumdan sonra yapılan tarama testlerinde hipotirodi erken saptanabildiği için bu sorunların görülme sıklığı azalmış veya bebeğe sorun yaratmadan tedavi başlanmış olmaktadır. Kromozom ve iskelet anomalileri gibi nadir durumlar ise, bıngıldaktaki farklılık dışında pek çok başka bulgu verdiğinden zaten tanı konmaktadır.

Bazen, ön bıngıldağın 3 ay kadar erken kapanması bile normal olabilmektedir. Ancak bu durumda; bebeğin baş çevresinin takibi, beynin normal gelişiminin sürdüğünün gösterilmesi çok önemlidir. Bazen kafatasını oluşturan kemikler birbirine normalden erken kaynamakta ( kraniyosinostoz ), bıngıldak kapanmakta, beyin gelişimi etkilenerek görme ve işitme sorunlarına, kafa içi basınç artışına, gelilşim geriliklerine yol açmaktadır. Bu durumun, bıngıldağın erken kapandığı normal bir bebekteki durumdan ayırt edilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak; anneler bıngıldaktan dolayı korkmamalı, bu bölgenin yumuşak olsa da alttaki dokulara yeterli koruma sağladığını bilmeli, dikkatini çeken noktaları bebeği takip eden çocuk doktoruyla paylaşmalılar.

Büyüme ve Gelişme ile ilgili evreler : Yenidoğan, İki Ay, Dört Ay, Altı Ay, Dokuz Ay, Oniki Ay, Onbeş Ay, Onsekiz Ay, İki Yaş , Üç-Dört Yaş , Beş Yaş.

ARTIK VAKİT GELDİ GÖMLEĞİ

Deniz’in ardında bıraktığı geçmiş
Hüseyin’in inancı
Yusuf’un aslanı
“ve bir gün mutlaka”
Hepsi o!

Yusuf’un ardında bıraktığı aslan
Deniz’in geçmişi
Hüseyin’in inancı
“baba, her biri oğlun sayılır”
Hepsi o!

Hüseyin’in ardında bıraktığı inan
Deniz’in geçmişi
Yusuf’un aslanı
“ben şimdi savaşmasam,
ilerde kimse…”
Hepsi o!

Artlarında bıraktıkları
Ben sen o biz siz onlar
Yaşayan
Yok kimse başka
Yok kimse artık

-Duydum Deniz’in sesini:
“Türkiye’nin üç tarafı denizlerle çevrili”

Yanıtladım ben de:
“Türkiye’nin üç tarafı…”
Hepsi o!

Akdeniz Salatası

Malzemeler
2 Adet salatalık
2 Adet yeşil biber
1 Adet kırmızı soğan
200 gr beyaz peynir
1 Kilo domates
100 gr siyah zeytin
100 gr yeşil zeytin
Yarım demet maydanoz
Yarım demet taze nane
3-4 Çorba kaşığı zeytinyağı
Yarım limon
Tuz

Hazırlanışı

* Salatalıkları soyup çekirdeklerini çıkardıktan sonra iri küpler halinde doğrayın.
* Biberleri ikiye bölüp sap ve çekirdekli kısımlarını temizledikten sonra küçük küçük doğrayın.
* Soğanı soyup ince halkalar halinde dilimleyin.
* Beyaz peynir ve domatesleri küp şeklinde doğrayın.
* Domates, salatalık, biber, soğan halkalarını derin bir kaseye alın.
* İnce kıyılmış maydanoz ve naneyi ekleyip, tuz serpin.
* Üzerine zeytinyağı gezdirin.
* Peynir ve zeytinleri ekleyip, karıştırın.
* Üzerine yarım limon sıkıp, servis yapın.

Rüyada Oklava Görmek

Gönül incitici söze, bedduaya etmeye; Birinin oklava ile kendisine vurduğunu görmek ondan beddua almaya delalet eder.

Rüyada oklava gören, acı söz işitir.

Rüyada oklava görmek Oklava iyi , çalışkan, dürüst, hizmetkar olarak tanımlanır. Oklavayla hamur açmak, emeğinizin ve çalışkanlığınızın karşılığını işaret eder. Oklavanın kırıldığını görmek gören kimsenin birine darılması demektir.

İyi niyetli, çalışkan, dürüst hizmetkardır. Oklavanın kirlenmesi hastalıktır.

Rüyada oklava görmek, yolculuga yorumlanir. Uzun oklava uzun sürecek seyahate, kisa oklava da kisa sürecek bir geziye isarettir. Bir baska rivayete görede: Rüyada oklava görmek, kötü bir söz duymaya isarettir.

Oklava iyi niyetli, çalışkan, dürüst, aklı başında bir hizmetkar olarak yorumlanır. Oklavayla hamur açan, böyle birinin gayret ve çalışmasından yararlanarak kısmet alır. Oklavanın kırılması o kişinin darılması anlamındadır.

Oklava iyi niyetli, çalışkan, dürüst, aklı başında bir hizmetkar olarak yorumlanır. Oklavayla hamur açan, böyle birinin gayret ve çalışmasından yararlanarak kısmet alır. Oklavanın kırılması o kişinin darılması anlamındadır.

« Previous PageNext Page »